Son Dakika

‘Aykut Enişte 2’nin setinde neler oldu?

Dedim; “Aykut Enişte 2‘nin setine gelip bir izlenim yazayım.”
Dediler; “Gel ama kanını alırız.”
Şaka yapıyorlar sandım.
Yapmıyorlarmış.
Hatta bu konuda hiç şakaları yokmuş.

Ben ki ömrü hayatım boyunca 3 kez acil kan ihtiyacı için hastaneye gönüllü olarak gittiğim halde iğne fobimle hemşireleri bir hayli bezdirmiştim.  Hatta bir seferinde geçirdiği kaza sonucunda yaralanan bir çocuğun babası omuzlarımdan tutup, “Ne yapıyorsun arkadaş? Kızım ameliyat masasında, sen hemşireye ızdırap yaşatıyorsun” diyerek beni fena halde sarsmıştı.
Belki altı üstü bir iğne batıyor, belki o kadar da acımıyor ama ne yaparsın…
Fobi işte.

BKM’nin 20 yıllık sinema portföyünün 63’üncü filmi ‘Aykut Enişte 2’nin setinde olabilmek için kan testi yaptırmak şart olunca içimden sızlana sızlana filmin uygulayıcı yapımcısı Mahir Altundağ‘ın telkinleri eşliğinde tabureye oturup kolumu uzattım.
Aslında setler için kan testi yaptırmak zorunlu değil.
Ne var ki BKM, koronavirüs nedeniyle tedbirleri en üst seviyede tutunca kan testi yaptırmayı şart koşmuş. Laboratuvarda yapılan IgG ve IgM antikor tetkikleriyle kişinin daha önceden koronavirüse yakalanıp yakalanmadığına ve bağışıklık durumunun belirlenmesine de bakılıyor.
Bir aylık çekim sürecinde 14 günde bir olmak üzere iki kez kan testine tabii tutulan ‘Aykut Enişte 2’nin kamera önünde ve ardında olanların hiçbirinde pozitif sonuç çıkmamış.
Hiç kimse daha önce koronavirüse yakalanmamış.

Sette biri elinde dezenfektanla dolaşıyor. Bir başkası “Sizin maske değiştirme saatiniz geldi” diyerek yeni bir maske uzatıyor. Kamera önünde olmayan herkesin maske takması zorunlu. Ve bir maskenin en fazla 3 saat takılmasına izin veriliyor. Bir diğeri ise elindeki ateş ölçerle tur atıyor.

Buraya kadar olan bölüm setin sağlık alanıyla ilgili.
Çekim alanında ise sükûnet ve mutluluk hakim. Sükûnetin ana kaynağı; koronavirüs tehdidine maruz kalınmaması. Mutluluğun ana kaynağı ise; pandemi döneminde, üretimin bir hayli azaldığı bu dönemde film çekebilmek.

Filmin yapımcısının BKM olması setin yüksek sinerjiye sahip olmasının baş faktörü. Yönetmeni Onur Bilgetay ve setin patronu Mahir Altundağ da sinerjinin yüksekliğinde önemli pay sahibi.
Ve elbette oyuncuların birbirleriyle uyumu.
Yeni tanışmış olmalarına rağmen Cem Gelinoğlu ile Hakan Yılmaz‘ın kamera önünde de ardında da iyi bir şekilde anlaşmaları ‘Aykut Enişte 2’nin ‘Güzel, eğlenceli bir film’ amacına bir hayli hizmet ediyor.

İlk filmde kendi halinde, kimsesiz ‘Aykut’, nikah masasına oturarak kronik yalnızlığını ve aile özlemini sona erdirecekti ki…
Dükkanının soyulmasıyla hayatı alt üst olmuş, başına gelmeyen kalmamıştı.
Cem Gelinoğlu, Melis Babadağ, Müfit Kayacan ve Lale Başar‘lı başrol kadrosuna ikinci filmde ‘Talat’ karakteriyle Hakan Yılmaz da katıldı.
Mekin Sezer, Selen Domaç, Nezaket Erden, Ecrin Moğultay, Güler Ökten, Ahmet Ak, Ali İpin, Ali Çelik, Oğuz Kara ve Kerim Ertekin ‘Aykut’un yeni macerasında köşe başlarını tutan diğer karakterleri canlandırıyor.

Mevzulara bahis olan kişi ‘Aykut’ olunca ve ‘Talat’ın da katılmasıyla yeni maceraların doğmaması mevzu bahis bile olamıyor.
O macerayı Cem Gelinoğlu, Giray Altınok ve Muammer Tali ile birlikte yazdı.
Atabeyoğlu Ailesi’nin eski damadı olan ‘Talat’, evlilik hazırlığı yapan ‘Aykut’un hayatına hızlı bir giriş yapacak.
Aile komedisi türündeki ‘Aykut Enişte 2’de ‘Aykut’, kronik yalnızlığına son verip aile kurabilecek midir?
‘Talat’, ‘Aykut’un hayatında nasıl bir yer edinecektir?

2015’te Faruk Aksoy‘un ofisinde röportaj yaptığım sırada Cem Gelinoğlu’nun oyunculuğa ve senaristliğe başlamasının ilginç hikâyesini öğrenmiştim.
Faruk Aksoy, Cem Gelinoğlu’nun sosyal medyadaki paylaşımlarını beğenince yardımcılarından birine “Cem’e haber edin. Gelsin, bir görüşelim” der.
Yardımcısı Cem Gelinoğlu’na mail gönderir.
Ne var ki Cem Gelinoğlu, spama düşen o maili uzun zaman görmez. Spamdaki mailleri silerken birinde Faruk Aksoy’un adını görür.
Açtığında ‘Faruk Aksoy sizinle görüşmek istiyor’ yazısını görünce soluğu ofiste alır.
Ve ortaya ‘Ali Kundilli’ çıkar.
Cem Gelinoğlu, o maili silseydi Faruk Aksoy, “Mail gönderdik, dönmedi. Demek ki ilgilenmiyor” şeklinde düşünceye kapılıp görüşme isteğinde ısrar etmeyecekti.
Faruk Aksoy ile görüşme olmasaydı oyunculuk – senaristlik kariyeri başlar mıydı, başlamaz mıydı veya başlarsa ne zaman nasıl başlardı bilemeyiz ama silmek üzere olduğu spamdaki mail, Cem Gelinoğlu’nun kariyer başlangıcı oldu.
Her oyuncu için her filmi elbette özeldir ama ‘Aykut Enişte’, Cem Gelinoğlu için daha bir özel. ‘Ali Kundilli’den sonra senaryosunu yazdığı ve başrolünde yer aldığı ikinci bir filmi seri haline geldi.
Bunun yanı sıra gösterime 2019’un ölü sezonunda girmesine rağmen ‘Aykut Enişte’, Cem Gelinoğlu’nun en çok izlenen filmi.

1999’da ‘Ayrılsak da Beraberiz’ ile sektöre hızlı bir giriş yapan Hakan Yılmaz, ‘Hababam Sınıfı 3,5’a kadar 5 dizide rol aldı. Dizi yoğunluğundan dolayı sinemaya geçiş yapmakta az biraz geç kalan Yılmaz, 2005’ten itibaren aynı dönemde dizilerin yanı sıra filmlerde de rol almaya başladı. 

İzlediğim filmlerinde ve dizilerinde bende ‘Komediye de romantiğe de drama da yakışıyor’ izlenimi bırakan Melis Babadağ, neden daha çok filmde rol almadığına veya verilmediğine anlam veremediğim oyuncu.
Röportaj yaptığımda soracağım.

‘Deliha 2’nin Köyceğiz’deki setinde Gupse Özay ile sohbet ederken Onur Bilgetay için “Filmi sadece ben yönetmiyorum. Onur ile birlikte yönetiyoruz. Çok iyi yönetmen, göreceksin yakında uzun metrajlı filmleriyle de takdir kazanacak” demişti.
Nitekim daha önce birçok kısa filmin senaryosunu yazan ve yönetmenliğini yapan Onur Bilgetay, ‘Aykut Enişte’ ile uzun metrajlı film yönetmenliğine başladı.  Ardından da ‘Eltilerin Savaşı’nı yönetti. 

Onur Bilgetay’ın kısa filmleri;
* ‘Sinemayı Nasıl Sevdim’
* ‘Bir Nuri Bilge Ceylan Karesi Çekmek’
* ‘Kadına Şiddete Hayır’
* ‘Yumurta’,
* ‘Son 5’,
* ‘Bir Gün Daha’
Ayrıca ‘Uyuşturucuya Hayır’ adlı kamu spotunun da senaristi ve yönetmeni.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı