Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı

İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından kritik sorulara Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yanıt verdi.

Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan Bakan Murat Kurum’un konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:

FATİH ALTAYLI: Depremde İzmir’deydiniz. Gördükleriniz sizde ne düşündürdü, ne hissiyat uyandırdı? Halkımızda bilinç eksikliği yok ama sorumluluk eksikliği var. Devlet yapmıyor, kendileri de yapmıyor. İlgili bakan olarak yıkık binaları görünce ne hissettiniz?

MURAT KURUM: Öncelikle İzmir’deki deprem sürecinde yaklaşık 15 gün oradaydık. Sizler de programlarınızla vatandaşımızı bilinçlendirme, farkındalık yaratma, hakikaten sadece İzmir için değil tüm Türkiye için irdelediniz, tartıştınız. Bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Türkiyemiz deprem bölgeleri üzerinde yer alıyor. Yüzde 66’sı, nüfusumuzun yüzde 71 deprem bölgelerinde yaşıyor. Son bir asırda 80 bin canımızı depremde yitirdik. En son İzmir depreminde 116 vatandaşımız canını yitirdi. Biz de sayın Cumhurbaşkanımızla istişare ederek hemen İzmirimize hareket ettik. 17 binada gördüğümüz manzara, 4 tamamamen, diğerleri kısmen yıkılmış. Enkazların yanında anne, baba, kardeşlerimizin yakınların çıkması için beklediği, feryat ettiği bir sürece şahit olduk. 107 vatandaşımızı enkazlardan kurtardık. Çok yoğun arama faaliyetleri yapıldı. Ülke nüfusunun yüzde 71’nin deprem bölgesinde yaşadığını düşününce, Bakanlık ve özel sektörümüzle çalışmalarımızı çok daha kararlı yapmamız gerektiğini düşündük. Bir tarafı Bakanlık,bir tarafı yerel yönetim ve bir tarafı vatandaşımızın olduğu olayda çok daha hızlı bir şekilde binalarımızı dönüştürmemiz gerektiğini görüyoruz. Bu siyaset üstü bir mesele. Kimse siyasetini yapmasın. Kentsel dönüşüm depremle mücadele kadar önemlidir. Şehirlerimizde kötü yapı stoğunu bir an önce dönüştürmek zorundayız ki, bu konuda 2012 yılında sayın Cumhurbaşkanımız ‘bedeli ne olursa olsun dönüştüreceğiz’ dedi ve bu çerçevede çalışmalar başlatıldı. 81 ilimize 300’e yakın ziyarette bulunduk. Birinci gündem maddemiz her zaman kentsel dönüşüm oldu. Belediye, valilik, milletvekillerimizle istişare ettik. Sahadan gelen bir insan olarak çözümün sahada olduğunu düşünüyorum. O şehrin bileşenleri, paydaşları ve vatandaşlarımızla istişare halinde yaparak. Kentsel dönüşümü bu prensipler içerisinde hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Ciddi anlamda çalışmalar yapıyoruz. Çok daha fazla yapmak zorundayız. Vatandaşımız da kentsel dönüşüme evimi kaybediyorum riskiyle değil riskli binalarda oturmayayım mantığıla hareket etmesi gerektiğini söylüyoruz. Kira, taşınma yardımı, yapım, destek veriyoruz. TOKİ olarak her türlü altyapı, üst yapıda maliyetlerden yüzde 30’a varan indirimler yapıyoruz. Gelin elbirliği içerisinde Türkiye’yi değiştkirelim.

ALTAYLI: Elbirliği önemli ama o eller bir türlü biraraya gelmiyor. Ölmeye razı ama evinden daha küçük bir yere taşınmaya razı değil. Emrah apartımanı ile ilgili belediye çürük raporu vermiş. Belediye bir işlem yapmamış, yapamamış. Belediye ‘bizim yetkimiz yok’ diyor, hakikaten yetkisi yok. Belediye size iletmemiş. E-nabız tıkır tıkır işliyor, e-devlet işliyor. Bu binaların karnelerini e-devlette yapmak, zorlayıcı tedbirler almak. Çaresizliğin getirdiği mecburiyete rağmen bir zorlama yapmak.Belki onlara TOKİ’den ev satmak değil ama geçici ikamet yapılamaz mı?

KURUM: Bayraklı’da tespitlerimiz olmuş, demirin yetersiz olduğunu tespit edilmiş ve vatandaşa bildirimde bulunulmuş. Demiş ki binanızın risk durumunu üniversiteden tespit edin. Bir kere belediyelerimizin sahada riskli binaları tespit etme, yıkma yetkisi vardır. 3194 sayılı İmar Kanunu’ndan gelen madde ile vardır, Büyükşehir Belediyesi Yasası Kanunu ile vardır. Bütün büyükşehir belediyelerimiz, ilçe belediyelerimiz riskli bina tespitlerini yapabilir, yıkabilir. Kat sahiplerinin ‘apartmandaki diğerleri istiyor mu’ diye bir çoğunluğa ihtiyaç yok. Apartmandan bir kişi bu müracaatı yapabilir. Burada yetki karmaşası yok.

ALTAYLI:Yenisinin yapılması…

KURUM: Yenisinin yapılması için üçte iki çoğunluğa ihtiyaç var. Belediyelerimize kentsel dönüşüm master planı hazırlayın, her türlü desteği vereceğimizi söyledik. Kredi desteği, TOKİ ile yapım desteği verebiliriz dedik. Rezerv alan, riskli alan kanundan gelen yetkilerimiz çerçevesinde vatandaşımızın kullanabileceği vergi, resim harç gibi muafiyetleri sağlayabiliriz. Sonuçta vatandaşımız mağdur olmasın, kira yardımı verelim. Şu an 48 milyon rezerv alan belirledik.

ALTAYLI: Kaç kişi yararlandı?

KURUM: Yapı Denetim Kanunu var, kurayla belirliyoruz. Kura çekiliyor, yapı denetim kuruluşu atanıyor. O çerçevede denetim sağlanıyor. 798 binanın yapı denetimi tamamlanmış. 6 milyon konut, 24 milyon vatandaşımız demektir. İnşaatı devam eden 400 bin konut yapı denetimine tabii. Yapı denetim çerçevesinde denetimlerimiz devam ediyor. TOKİ ile 18 yılda 1 milyon konuta geldik. Bu dile kolay. Kentsel dönüşüm yasasıyla 1 milyon 400 bin konut dönüşümünü sağladık. 673 bin binanın yıkımını gerçekleştirdik. Burada ‘yetkim yok, nasıl yapacağım’ demesin kimse. Derse altında kalır.

ALTAYLI: Benim oturduğum semtte yanımda bir bina vardı. Depreme dayanıksız çıktı. Sahipleri, kat sahiplerinin itirazına rağmen yıktırdılar. 10 yıldır duruyor, yenisini yapamıyorlar. İtiraz ediliyor ve yapılamıyor. Böyle çok örnek var. Dediniz ki, ‘riksli binaları boşaltın’. O binalar yıkılmıyor. Suriye’den gelmiş, Anadolu’dan göç etmiş gelmiş oturmuş. Evet birini kurtarıyoruz ama onun yerine başkasını koyuyoruz. O binalara oturulamaz raporu alınması, kiralara verilememesi, bina karnesi verilmesi çok mu zor?

KURUM: Hayır, riskli bina tespiti yapılmışsa, ki çok basittir. Siz vatandaş olarak, kat maliki olarak riskli bina tespiti yaptırmak istiyorsanız ilgili belediye yaptırabilir, bakanlık olarak kuruluşlarımıza yaptırılabilir. Bu raporlar düzenlendikten sonra bina riskli ise bakanlığımız, ilgili belediye tarafından bakılır ve tapuya ‘riskli yapı’ şerhi konur. 15 gün itiraz hakkı vardır. Komisyon tekrar değerlendirir. Eğer riskli ise itiraz reddedilir, 60 gün boyunca bu bina yıkılmak durumundadır. Belediye yıkamıyorsa valiliğe söyler, bakanlığa söyler. Riskli bina tapuya işlenmişse bu binada oturulamaz.

ALTAYLI: İstanbul’da her an yıkılabilecek 6 bin 900 civarında bina var. Bunların 1000 tanesi depremde yıkılacak dendi. Bununla ilgili raporlar var. Niye hala oturuluyor bu binalarda?

KURUM: Riskli bina tespiti yapılmamışlar var. Belediyelerimiz vatandaş istesin istemesin riskli bina tespitini yapabilir. Türkiye’de 6.7 milyon bina riskli statüsünde. Ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbulumuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum sözkonusu değil.

ALTAYLI: Bunlar bir ortak havuzda toplanamaz mı? Nasıl ki HES kodumuz var. Herhangi bir yere girerken soruyorlar. Binaların da HES kodu gibi BES kodu olsa. Muhtarlar bunu bilse, oraya yerleşene oturma izni vermese, ikametgah belgesi vermiyorum dese, böyle bir altyapı oluşturulamaz mı? Kimseyi işini eksik yaptı demiyorum ama ortada büyük sorun var, bir deprem olursa onun altında hepimiz kalacağız. Hızlandırılacak ne yapabiliriz?

KURUM: 2018’de kentsel dönüşüm stratejisi ortaya koyduk. 5 yılda 1,5 milyon konutu dönüştürme hedefi koyduk. Yıllık 300 binin yüzde 20’sini bakanlık olarak biz yapacağız dedik, fazlasını da yapabiliriz. Geri kalan yüzde 70’i de özel sektör ve belediyelerimizin dönüştürülmesi amacıyla Bakanlığımızın kanunla gelen her türlü muafiyeti sağlayabileceğimizi, vergi, resim harcı muafiyetleri, kira, taşıma yardımı verebileceğimizi, ‘ben burayı dönüştüremiyorum, firmayla anlaşamıyorum, gelin bize yapım desteği verin’ diyenlere TOKİ ile verebileceğimizi, belediyelerimizle elbirliği ile yapılabilecek her türlü desteği açıkladık. Bu noktada elbirliği içerisinde vatandaşımız, siyasetimiz, belediyemiz, bakanlık olarak bir taraftan tuttuktan sonra bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok. İzmir’de hasar tespitleri yapmışız. Yaklaşık 580 bin bağımsız bölümde tespit yaptık. İzmir genelinde haritalarımıza tek tek işledik.

ALTAYLI: Rezerv alanın zemin etüdleri yapıldı mı?

KURUM: Kayalık zemin. 1 yıl içerisinde bitireceğiz sözü verdik. Bizim yerelde yapmamız gereken çalışmadır. Bu çerçevede bir hikaye yazarsınız. Gittik orta hasarlı betondan numune aldık. Vatandaşa ‘Bu bina riskli, yıkıyoruz’ dedik. Diğer tarafta mahallenin yanındaki blokta teyzemiz geldi sordu. Hemen riskli yapı tespitini yapalım dedik. Şunu da söylüyoruz, bakanlık olarak verilebilecek her türlü desteği vereceğiz dedik. Şu an 81 ilde istisnasız dönüşüm projelerimiz ver. Bizim maddi, teknik gücümüz de bunu yapmaya yeterli. Yeter ki tüm paydaşlar sürece ilişkin detaylı şekilde elini taşın altına koysun.

ALTAYLI: Apartmanda diyelim ki oturuyorum. 12 kişi var. Yıkalım ve yeniden yapalım. Paramız yok. Devlet böyle işlere kredi veriyor mu?

KURUM: 6306 sayılı yasa ile belirlenmiş alanda vatandaşımıza da faiz desteği veriyoruz, kira desteği veriyoruz. Kira, taşıma yardımı veriyoruz. Hiçbir şekilde vergi, resim, harç, tapu harcı ödemeden işlem yapabilir. Bunlardan verdiğimiz destek işin maliyetinin yüzde 5’ini aşıyor. Faiz desteği veriyoruz.

ALTAYLI: Nereye başvuracaklar?

KURUM: Bakanlığımıza, il müdürlüklerimize başvurabilirler. Bunun bir tarafı özel sektörle, belediyemizle yapılması lazım. Devlet de verilmesi gereken desteği vermek zorundadır. Veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Bina sahipleri olarak karar verdikten sonra dönüşüme her türlü altyapı imkanı var.

ALTAYLI: 1968’da yapılmış bir bina. İçinde 10 aile oturuyor. İmar planları değişmiş, metre kare azalmış. İçindekiler o binada oturmaya devam ediyor. Bina depreme dayanıksız. Yıkıp yeniden yapmaya kalkarsa imap planı değiştiği için aynı evi yapamıyor bunlardan bazıları evsiz kalıyor. Buna yönelik yasal düzenleme yapılamaz mı? Özellikle İstanbul’da, Boğaziçi’nde bunu yapmanın hemen hemen imkanı yok. Eski halinde yeniden yapılması üzerine bir düzenleme yapılamaz mı? İnsanlar varolan haklarını korumak için direnmeye devam ediyor.

KURUM: Bayraklı’da yıkılan bölgelere baktığımızda 8-9 katlı binalar. Bu yeni yaptığımız proje. Rıza Bey Apartmanı’nın olduğu alandaki projenin avam projesi, bunu da ilk kez paylaşıyorum. Ne yapıyoruz zemin artı beş. Hak sahiplerinin hepsine 2+1 daire veriyoruz. Eskiden 3 +1 vardı. Herkesi sığdırıyoruz. Ha ben ‘150’den aşağı oturmam’ derse olmaz. İnanın 2+1 çok daha yeşil alanı fazla, otoparkı olan kıymetli bir projeyi yapabiliyoruz. 2+1’e sığmadı diyelim. Gelir bakanlığımıza yeni yönetmelik çerçevesinde küçülüyor diyelim, yüzde 20’dir, gelin biz size bunu verelim. Gelsinler başvursunlar. Rezerv alan o kadar kıymetli ki, İzmir’de.Denizi görebiliyorsunuz, hastane yakınınızda. 3,5 milyon metre kare rezerv alanımız var. Buyrun size rezerv alanları 3+1 verebiliriz dedik. Vatandaşımızla bir arayadık. Onlara konuşup söyleyince kimse itiraz etmedi. Depremde yaraların sarılması için ilk andan itibaren oradaydık. 10 günde hasar tespiti bitirdik. Vatandaşımızın görmesi adına internet sitemizden yayınladık. Burada ‘sığmıyorum, dönüşemiyorum’ diyenler gelsinler bize yapabiliriz. Hangi belediyemiz dönüşüm için bizden yetki istemiş de almamış.

ALTAYLI: İzmir’deki çalıştaya üniversiteden katılım olmamış. Sizin ‘ben İzmir belediye başkanı ile görüşmem’ diye bir tavrınız yok değil mi?

KURUM: İlk günden itibaren kendisiyle görüştük, uyum içerisinde süreci yönettik.

ALTAYLI: Üniversitenin çalıştaya katılmaması için izin verilmemiş deniyor.

KURUM: Biz siyaset üstü bir anlayıştayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatı bu yöndedir. Dönüştürülmesi gereken her alana destek veriyoruz. Sahalardaki hocalarımızla hasar tespitte birlikte çalıştık. Bizim böyle bir anlayışımız, hocalarımız işin içine girmesin diye bir tavrımız yok.

ALTAYLI: İzmir’de işyerlerine aynı yardım yapılmıyor diye bir şikayet var…

KURUM: Yıkık işyerlerimizi de yerinde ağır hasarlı yaklaşık 4269 bağımsızbölüm. Konutlarına konut, dükkanlarına dükkan veriyoruz.

ALTAYLI: Kira yardımı yapılmamış galiba.

KURUM:Onlara da veriyoruz. Vatandaşımıza evinden eşya alamamışsa 30 bin lira yardım yapıyoruz.Türkiye’deki mobilya üreticilerimiz 1000 aileye eşya hibe destek veriyorlar. Ağır hasarlılara 13 bin lira, kiracılarımıza 5 bin lira kira ve taşınma yardımı veriyoruz. Orta hasarda ev sahiplerine 5 bin lira, kiracılarımıza 2 ben 500 lira.Dükkanlarımıza 2 bin 500 lira taşınma yardımı veriyoruz. Depremden etkilenmiş tüm vatandaşlarımıza eşit bir şekilde yardım ve desteklerimizi yapıyoruz.

Arama kurtarma faaliyetini yapan kuruluşlarımız Kızılayımız, AFAD’ımız, Emniyetimiz canla başla çalıştılar. Bakanlığımızın ekipleri yine öyle çalıştı. Buradan hepsine teşekkür etmek istiyorum.

ALTAYLI: Hala İstanbul, Boğaziçi’ndeki sorunla ilgili bir yanıt alamadım.

KURUM: Öngörünüm ayrı ama onun dışında belki şunu bile söylemek lazım, imar barışına başvurunuz. Binası riskli yapıların güçlendirilmesine ilişkin bile düzenleme yaptık. Gidip imar barışına başvurmuş ama binası riskli, güçlendirebilirler. Boğaz öngörünümündeki konum ayrı. Öngörüm yasası var.

ALTAYLI: Kentsel dönüşüm üst orta seviyede yürüyor ama daha yoksul semtlerde sanki oturduğu bölgenin tahliyesi, orada rant yaratılması gibi söylentiler var. İstanbul Avcılar, Gürpınar gibi riskli yerlerde sorular var. Size onu soracağım? Vatandaşlar dönüşüm olarak belediyelere gittiğimizde güçlük çıkarılıyor, yasa olarak gösterilen engelleri aşamıyoruz diyorlar. Ne tavsiye edersiniz vatandaşa?

KURUM: Vatandaşımız kendi içinde anlaştı, hakkaniyetli bir taleple yerel yönetime gitti, bunu bir kere yerel yönetimi yapmaması sözkonusu olamaz. Neticede o vatandaştan oy alıyor, ona yardımcı olması birinci önceliği. Bu noktada talepleri belediyelerimiz karşılayacak projeleri yapmaya çalışıyorlar. Şayet belediye yapmıyor bize başvursun, il müdürlüğüne başvursun.

ALTAYLI: Elini kolunu sallayarak il müdürlüğüne gelebilir mi?

KURUM: Tabii ki. Biz de vatandaşız. Daha sonra biz de oralara gideceğiz, işimiz olacak. Yapmak zorundayız. Görevimiz bu.

ALTAYLI: Kanunen 1. kattan örnek alınması sözkonusu. İzin verilmeyince olmuyor diyor vatandaş.

KURUM: Cebren güvenlik güçleriyle tespit yapılabilir.

ALTAYLI: Deprem toplanma alanları ne oldu?

KURUM: Hangi illerden yardım geleceği, beslenme, ulaşım, altyapı, psiko sosyal destek dahil ne yapılacağı AFAD bünyesinde her şey hazır. Buna ilişkin tatbikatlar yapılıyor, bir eksiklik sözkonusu değil. Bu konuda dünyada belki elle gösterilebilecek çalışma ve anlayış var. İstanbulumuzda 3021 toplanma alanı var. Türkiye ve İstanbul’un neresinde toplanma alanı var bunların hepsi AFAD’ımızın sitesinde detaylı bir şekilde var. 81 ilimizde 81 milyon metrekare millet bahçesi hedefi, müjdesiyle sayın Cumhurbaşkanımız paylaştı. 50’ye aşkın ilimizde 55 milyon metrekare büyüklükte millet bahçesi yapıyoruz. İstanbul’da 5,5 milyon metrekare millet bahçesi ve toplanma alanı. Millet bahçeleri de aynı zamanda toplanma alanı görevi görecek. Deprem esnasında kullanılması gereken her türlü hazırlığı, vatandaşlarımızın geçici iskanını, içinde sosyal ihtiyaçlarını giderecek,en azından o süreçte tüm ihtiyaçları giderecek çalışmaları yürütüyoruz. Tüm toplanma alanlarına ilişkin sayısal ve altyapı hazırlıkları yapılmaktadır.

ALTAYLI: İstanbul’da Avcılar İzmir’de olan depremde bile kötü hissetti. Yapı stoğu, 1999 depremindeki gibi duruyor. Gürpınar da öyle. Çocukluğumda orada ava giderdik, konut falan olmazdı. Orası heyelan bölgeseydi. Şimdi oralar konut doldu. Buraların boşaltılması, yukarıya taşınılması düşünülüyor mu?

KURUM: İstanbul’da 39 ilçemizin, büyükşehirimizin, valiliğimizin katıldığı bir toplantı yaptık. 39 ilçe başkanımız da oradaydı. Dedik ki, İstanbulumuzun her alanında bakanlığımızın destek verebileceği her türlü desteğe hazırız. Avcılar belediye başkanımız Ankara’ya geldiler, orada da aynı şeyi söyledik. Bu çerçevede biz bütün belediye başkanlarımıza sürece ilişkin faiz, yapım, planlama desteği verebileceğini söyledik. Böyle bir talep gelirse tamamına destek oluruz. Son 8 ayda İstanbul’da 10 bin temel attık. Zeytinburnu, Kağıthane, Esenler’de attık. Gaziosmanpaşa’da devam eden projemiz var. Okmeydanı’nda Hacıhüsrev’de, Ataşehir, Bağcılar, Güngören’de örnek dönüşüm projesi yapıyoruz. Sadece TOKİ ile sosyal konut olarak 21 bin 500 sosyal konut yapıyoruz. 200 bin liraya vatandaşımız 3 +1 alıyor. Bu sene TOKİ ile 75 bin konutun ihalesine çıktık, 100 bine tamamlayacağız. Bu TOKİ tarihinde ilktir. Bizim bunu yapabilecek irademiz, gücümüz var. Bu Avcılar’da, Gürpınar, Küçükçekmece’de olur nereden talep gelirse desteğe hazırız.

ALTAYLI: Talep gelmeden bir şey yapılamıyor mu?

KURUM: Kağıthane’de resen uygulama yaptık. Yerinde gönüllü inşaatlarımız başladı. Hızlı şekilde inşaatlarımızı gerçekleştiriyoruz. Gelen taleplere karşılıksız değiliz.

ALTAYLI: Eski yasada kat malikleri anlaştığı takdirde buna katılmayan kat malikinin hissesini devlet ihaleye çıkarıyordu. Kimse almazsa devlet alıyordu. Yeni yasada devletin o payı alma zorunluluğu ortadan kaldırıldı.

KURUM: O düzenleme hala geçerli. TBMM’de parsel bazında yapılaşmaya, imar değişikliğine izin vermiyoruz dedik. Değer artışı varsa kentsel dönüşümün dışında tamamını devlete ödeyeceksiniz. Yatay yapılaşmada bina mahallede teşekkül neyse ona göre. Cumhurbaşkanımızın yatay mimari hassasiyeti yüksek. Biz zemin artı 4-5’e gayret gösteriyoruz. Müteahhidin başka bir projede borcu var ama benim arsam var vermişim. Onun borcundan ötürü dairemi alamayacağım olur mu böyle şey?

ALTAYLI: Fikirtepe’de aynen böyle işte. Çözülebilecek mi?

KURUM: Evet ben Fikirtepe’ye gittim aynen böyle söyledim. Müteahhite dedik ki, sen daha önce 1000 konut yapmamışsan şimdi yapamazsın. Senin teknik yeterliliğin var mı, ona bakacağız. Vatandaşın mağdur olması sözkonusu değil bundan sonraki süreçte. Fikirtepe’de fazla konutlarımızı da bölgede anlaşacağımız vatandaşlara konut olarak kullanacağız. Müteahhit diyelim ki sözleşme yapmış, müteahhidin kusuru varsa tek taraflı fesih hakkı var. Eğer burada vatandaş veya müteahhit haklıysa biz bakan olarak hakem oluyoruz. Biz gidip resen o sözleşmeye dahil olma yetkimiz var, iptal etme yetkimiz var. Ben vatandaşımıza şunu da söyledim; gelin makul seviyede, yoğunlukta proje olarak geldiniz anlaştınız, eski sözleşmede yüzde 60’la verilen kat karşılığı yerler var. Biz bunu yapamayız. Hatta hatta işin maliyetine yüzde 30-40 katkı sağlayarak, bu süreçte kira taşınma yardımı vererek destek olabileceğimizi söyledik. Varsa ada bazlı gelsinler bize oturalım, maliyeti ortaya koyalım, yüzde 30-40 ödeme yapalım.

ALTAYLI: Rıza Bey Apartmanının arkasında oturanlar soruyor, bu 2+1’leri parasız mı alacağız, maliyeti var mı diye?

KURUM: Altyapı bedelini koymuyoruz, konut maliyetinde indirimler yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın takdiri ile 40-50 indirim yapıyoruz. Elde ettiğimiz bedel ne kadar çıkıyorsa bu bedeli sıfır faizle 10 yılda ödeyecekler. 500-600 lira taksitleri var. Elazığ, Malatya ve Giresun’da çok önemli projelerimiz var. İstanbul Üsküdar’da çok örnek dönüşüm yapıyoruz.

ALTAYLI: O evde kimler oturacak?

KURUM: Tamamıyla oradaki hak sahipleri oturacak. 81 ilimize gittim, hiçbir vatandaşımızın ‘devlet bana yardım etmedi’ dediğini görmedim. Avcılar’da plan sorunu varmış. İBB oy birliğiyle bu sorun, AK Partili üyelerimizin oylarıyla çözülmüş durumda. Yani Avcılar’da bir sorun yok.

ALTAYLI: Avcılar’da oturanların ne yapması lazım?

KURUM: 6-7 milyon riskli konuttan bahsediyoruz. 1,5 milyon İstanbul’da riskli konuttan bahsediyoruz. Acilen dönüşmesi gerekenden bahsediyoruz. 1,5 milyon konutu 5 yılda dönüştürme hedefi koyduk. Vatandaş da bir taraftan tuttuktan sonra biz bunu dönüştürebiliriz.

ALTAYLI: TOKİ’nin yaptığı milyon ev var. Hatta belediyenin yaptırdıkları var. Bunlar satışa çıkıyor kurayla. Burada evinin hasarlı belgesi olanlara, yüksek hasarlı, depreme dayanıksız olanlar kura dışı, ayrı bir kontenjandan bu dönüşümden faydalanamaz mı? Öncelik olabilir mi?

KURUM: Bunu 2013 yılında o zaman TOKİ Başkanlığımız Kayaşehir’de rezerv konut yaptılar. O çerçevede başvuran vatandaşlarımıza yer verebileceğini ifade ettiler. Çok bir başvuru olmadı. İnsanlar şunu istiyorlar, ‘ben oturduğum yerden alayım, komşumdan, mahallemden, eski hikayelerimden uzaklaşmayayım’. O yüzden biz gönüllü diyoruz. Yerinde bir projeyi vatandaşımız tercih ediyor. Buna ilişkin TOKİ Başkanlığımız yerinde gelen talepleri karşılama üzerinde bir proje çalışıyor.

ALTAYLI: DASK meselesi… Orada biten büyük bir para var. Sigorta sisteminin mantığına uygun olmayan bir yapı. Faydaları mutlaka vardır.

KURUM: Bizim genel müdürlerimizden de DASK’ın yönetiminde arkadaşlarımız var. Onları da İzmir’e çağırdık. Bir kere çok hızlı aksiyon aldılar. İkinci günden itibaren DASK elemanları, Bayraklı’da, Rıza Bey Apartmanı etrafında ofis açtık. Vatandaşlarımız gidip ödemelerini dahi ikinci günden itibaren almaya başladılar. İzmir’de ciddi miktarda 500-600 milyon ödeme yapmayı öngörüyorlar.

ALTAYLI: Daire başına ne kadar mesela?

KURUM: Daireye göre değişiyor. 130 bin lira yardım yapıldığını söylüyorlar, ciddi bir katkı, kira bedelleriyle birlikte. Bunları vatandaşlarımıza DASK ödemesi yapılıyor. Türkiye’de şu anda DASK ödeme yüzde 62 civarında. Buradan vatandaşlarımıza bu sigortaya ilişkin süreçte binalarını DASK sigortası yaptırmasını altını çizerek ifade ediyorum. DASK sigortası işliyor, sahada birebir arkadaşların bu noktadaki vatandaşlarımızla olan ilişkileri, verecekleri değerler de binaların durumuna göre ayrı ayrı yapılıyor.

ALTAYLI: DASK’ta ne kadar para var?

KURUM: Bile bildiğim kadarıyla 11 milyar para toplanmış.

ALTAYLI: Geçmiş dönemde sayın Mehmet Şimşek açıklama yaptıysa da bir kez daha sormak istiyorum. Mehmet Şimşek ‘vergi özel diye bir ayrım olmuyor, hepsi bir kasaya girmiyor’. Demişti ki, ‘gördüğünüz bütün hizmetler yollar, sosyal yardımlar, aklınıza ne geliyorsa onların içindedir’ demişti. Vatandaşlar ‘deprem vergisi niye depreme harcanmadı’ demişti. Deprem vergisinden ne kadar para toplandı?

KURUM: Bugüne kadar 147 milyar deprem vergisi var. Bunun tam 8 kat fazlası 1.2 katrilyon lira deprem vergisi süreci ile birlikte para harcanmış. Türkiyemizdeki kamu hastaneleri, okullarımız, valilik binalarımız, kaymakamlık binalarımız, bunlara ilişkin sosyal konut, kentsel dönüşüme ilişkin destekler. Bütün 81 ilimizde yapılması gereken sosyal donatı ihtiyaçlar. Altyapı projeleri, köprünün güçlendirilmesi, yol yapımı, afet toplanma alanı, okulların yenilenmesi, kamu okullarını depreme karşı yeniliyoruz. Bütün kamu kurumlarının binalarının envanterini çıkarıyoruz. Bütün tespitler yapıldı, ağır hasarlı, riskli gördükleri binaların yıkımları dahi gerçekleştirildi. Biz tekli eğitime geçerken altyapımızı güçlendirecek, okullarımızı yenileyecek, hastanelerimizin deprem riskini gözeterek yapılanma süreci var. Şehir hastaneleri ayrı konu, onlar zaten kamu bütçesinden harcanmıyor. Aklınıza kamu binaları anlamında ne anlama geliyorsa tamamını yeniliyoruz. Kentsel dönüşümle alakalı 60 milyar lira bakanlık, TOKİ kaynak aktarmış. 15 milyar sadece taşınmaya vermişiz. Deprem vergilerinin kat be kat fazlası harcanmaktadır.

ALTAYLI: Depremde ölenlerin çoğu kiracı. Deprem konut belgesi, kimlik belgesi olsaydı, binanın girişinde bu belge asılmak zorunda kalsaydı. Konut kimlik belgesi bu kadar zor mu?

KURUM: İnşallah çalışmaları bitiriyoruz bu yıl. 2021’de tüm binalarda uygulamaya geçecek bina kimlik belgeleri. Belediyelere de sesleniyorum, bütün verilerimizle belediyelerimizle paylaşacağız. Bu verilerimizi net bir şekilde vatandaşımız görebilecek. Çipli beton sistemine geçtik. Her binanın betonuna çip koyuyoruz, süreci takip ediyoruz. O çipler orada kalıyor. İleride olası bir sıkıntıda dökülen betonun ne olduğunun tamamını oradan takip ediyoruz.

ALTAYLI: Akıllı beton yani… İyi bir haber… Bir izleyiciğimiz sormuş. Yöneticimiz deprem risk raporu aldı o konutlarda hala oturuluyor. Bu konuda sayın Bakanımız ne tavsiye eder? İmar artışı olmadığı için müteahide veremiyorlarmış.

KURUM: Riskli bina tespiti yapılsaydı tapuya şerh konulması lazımdı, o binada oturamazlar. Biz mevcut imar haklarını yüzde 20 aşarak kotarıyoruz. O bölgede yapılmaşmaya engel bir durum yoksa destek sağlayabiliriz bakanlık olarak. İl müdürlüğüne gelir başvurur, bu artışı yapar mısınız derlerse yaparız. Ama ben kentsel dönüşüme gireyim, para ödemeyeyim doğru bir yaklaşım değil tabii ki… Biraz dairesi küçülebilir önemli olan sağlam binada oturmasıdır.

ALTAYLI: Fikirtepe’de fesih süreci işletiliyor mu? Başka bir müteahhidin girmesi çok mu zor?

KURUM: Müteahhitten veya vatandaştan da kaynaklanabilir. Sözleşme var ve gereğini yerine getirmiyorlar. Anlaşmazlıklarda bizim bakanlığımıza başvurup tek taraflı fesih hakkını getirdik. Diyelim ki, müteahhitten kaynaklı sorun var, sözleşmeyi tek taraflı fesh ederiz. Vatandaş istediği müteahhitle anlaşma yapabilir. Müteahhidin piyasadaki üçüncü şahıslara, diğer işlerinden kaynaklı, haczi, alacağı kentsel dönüşüm projesine icra getiremez.

ALTAYLI: Geçmişte olursa…

KURUM: Kanun geriye işlemez. Geçmişte olanlarla ilgili olarak da düzenleme yapıldı. Biz para kazanma derdinde değiliz maliyetine yüzde 30-40 yardıma hazırız. Gelsinler oturalım, TOKİ’mizle gideriz, yok kendileri istiyorlarsa destek vermeye hazırız.

ALTAYLI: Şişli ve Beşiktaş’ta Kültür Bakanlığınca kentsel SİT ilan edilmiş. Kentsel dönüşüm yürümeyor. Burada ne olacak?

KURUM: Bu alanda Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve bakanlığımız yetkili. Kentsel SİT alanında bir planlama hazırlanıyordur. Neticede biz tarihi değerlerimizi de korumak zorundayız. Kentsel dönüşümü sadece binaların yenilenmesi olarak göremeyiz. Bu noktada sanayi ve tarihi alanlarımızın da dönüşümü korunması var. Planlama yapıldıktan sonra orada sorunlar çözülecektir.

ALTAYLI: Türkiye gibi deprem riskinin yüksek olduğu ülkede İmar Barışı doğru muydu? En fazla başvuru İstanbul ve ikinci olarak İzmir’den olduğu düşünülürse. İki kentimizin birden bu denli yüksek imar başvurusu ne kadar doğruydu? İmar barışı riskli binalarda nasıl işleyecek? İmar Barışı Boğaz öngörünümünde niye olmadı diye sorular var…

KURUM: 7 milyon başvuru var İmar Barışı’na. Bu süreçte belediye hizmetlerinden faydalanamıyor. Devletimiz bu problem aşılsın diye imar barışı çıkarıyor. Bu hizmetleri alabilecek bir altyapıya kavuşmuş oluyor. İmar Barışı başvurusu binasının sağlam olduğunu göstermiyor. İmar Barışı bizim kentsel dönüşüm projemize engel bir durum değil. Vatandaşımız binasını yenileyeceği zaman eski imar haklarına dönmek zorunda. İmar barışına başvurmuş ama binası riskli…Bu yapılara ilişkin olarak güçlendirme imkanı getirdik. Güçlendirme yapacağınız zaman belediyede detaylı tadilat ruhsatı olduğu için. Eskiden veremiyordu belediye. Çünkü imara aykırı durumdaydı. Şimdi güçlendirme ruhsatı alınabilir. Bu kentsel dönüşüm yapmamıza, kentsel dönüşüm ilan etmemize engel değil. Biz gidip imar barışı olan yerde dönüşüm yapabiliriz.

ALTAYLI: İzmir’de alt katlarda konutların dükkana çevrilmesi sözkonusuydu…

KURUM: Başsavcılığımız bütün enkazlarda temel, bodrum, zemin katlarını inceleyerek tahkikat yapıyor. Belediyelerimiz bu denetimi yapmak zorunda. Bakanlığımız da yapabilir. Yerelde belediyeler rutin olarak yapıyorlar. Boğaz öngörünümle ilgili bir soru sordunuz. Boğaz öngörünüm farklı bir kanun. Öngörünüm Yasası diye bildiğimiz biz Boğazımızı korumak zorundayız. En önemli değerlerimizden, doğal güzelliklerinden birisi. Bunu korurken de insanlar riskli binalarda otursun diyemeyiz. İnşallah süreçte vatandaşımızın bu sorunların aşmasına ilişkin TBMM’de düzenleme yapılacak. Boğaz’da bir imar affı sözkonusu değil. Bugün insanların karşısına toplatılarla, kongrelerle, çalıştaylarla gelemeyiz. İcraat yapmalıyız. Toplantı süreci bitmiştir. Bundan sonra sahada uygulama süreci vardır. Bunun yapılması elzemdir. Gelen her türlü talebi, büyükşehir ve ilçe belediyelerimizden gelen talepleri hepsini detaylı şekilde inceliyoruz. O komisyonumuz çalışıyor. Belediyelerin meclisi var, istişare edilir, haklı bir duruş varsa AK Parti buna niye itiraz etsin.Bundan sonra sahada herkes bir taraftan tutmak zorundadır. Büyükşehir, ilçe belediyeleri ve bakanlık olarak tutmak zorundayız. Siyaset üstü bir mesele gördük bunu.

ALTAYLI: Algıda belediye başkanını görmezden gelme gibi bir durum vardı. O algı böyle yok mu artık?

KURUM: Seçilmiş bir belediye başkanıdır. Bize gelen her türlü başvuruda cevap almıştır.

ALTAYLI: Yarın Maraş’a gidiyorsunuz? Maraş’ta ne yapacaksınız?

KURUM: Maraş’ı bölge insanına ve dünyaya açıyoruz. Halkın kullanımına açıldı. Orada sayın Cumhurbaşkanımız ve KKTC Başkanı’nın ortak iradesiyle kamu alanlarına ilişkin vatandaşlarımızın açık hava tiyatrosu, müze gibi bir düzenleme yaptık. İnşallah sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde dinlenme alanlarında vakit geçirebileceği yerler yapıldı. Tüm Kuzey Kıbrısımıza hayırlı olsun.