Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlıyor

İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen ve 115 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından kritik sorulara Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yanıt verecek.

CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Kentsel dönüşümde sorunlar nasıl aşılacak?

Riskli binalar için devlet desteği mümkün mü?

Türkiye depreme ne kadar hazır?

Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan Bakan Murat Kurum’un konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:

FATİH ALTAYLI: Depremde İzmir’deydiniz. Gördükleriniz sizde ne düşündürdü, ne hissiyat uyandırdı? Halkımızda bilinç eksikliği yok ama sorumluluk eksikliği var. Devlet yapmıyor, kendileri de yapmıyor. İlgili bakan olarak yıkık binaları görünce ne hissettiniz?

MURAT KURUM: Öncelikle İzmir’deki deprem sürecinde yaklaşık 15 gün oradaydık. Sizler de programlarınızla vatandaşımızı bilinçlendirme, farkındalık yaratma, hakikaten sadece İzmir için değil tüm Türkiye için irdelediniz, tartıştınız. Bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Türkiyemiz deprem bölgeleri üzerinde yer alıyor. Yüzde 66’sı, nüfusumuzun yüzde 71 deprem bölgelerinde yaşıyor. Son bir asırda 80 bin canımızı depremde yitirdik. En son İzmir depreminde 116 vatandaşımız canını yitirdi. Biz de sayın Cumhurbaşkanımızla istişare ederek hemen İzmirimize hareket ettik. 17 binada gördüğümüz manzara, 4 tamamamen, diğerleri kısmen yıkılmış. Enkazların yanında anne, baba, kardeşlerimizin yakınların çıkması için beklediği, feryat ettiği bir sürece şahit olduk. 107 vatandaşımızı enkazlardan kurtardık. Çok yoğun arama faaliyetleri yapıldı. Ülke nüfusunun yüzde 71’nin deprem bölgesinde yaşadığını düşününce, Bakanlık ve özel sektörümüzle çalışmalarımızı çok daha kararlı yapmamız gerektiğini düşündük. Bir tarafı Bakanlık,bir tarafı yerel yönetim ve bir tarafı vatandaşımızın olduğu olayda çok daha hızlı bir şekilde binalarımızı dönüştürmemiz gerektiğini görüyoruz. Bu siyaset üstü bir mesele. Kimse siyasetini yapmasın. Kentsel dönüşüm depremle mücadele kadar önemlidir. Şehirlerimizde kötü yapı stoğunu bir an önce dönüştürmek zorundayız ki, bu konuda 2012 yılında sayın Cumhurbaşkanımız ‘bedeli ne olursa olsun dönüştüreceğiz’ dedi ve bu çerçevede çalışmalar başlatıldı. 81 ilimize 300’e yakın ziyarette bulunduk. Birinci gündem maddemiz her zaman kentsel dönüşüm oldu. Belediye, valilik, milletvekillerimizle istişare ettik. Sahadan gelen bir insan olarak çözümün sahada olduğunu düşünüyorum. O şehrin bileşenleri, paydaşları ve vatandaşlarımızla istişare halinde yaparak. Kentsel dönüşümü bu prensipler içerisinde hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Ciddi anlamda çalışmalar yapıyoruz. Çok daha fazla yapmak zorundayız. Vatandaşımız da kentsel dönüşüme evimi kaybediyorum riskiyle değil riskli binalarda oturmayayım mantığıla hareket etmesi gerektiğini söylüyoruz. Kira, taşınma yardımı, yapım, destek veriyoruz. TOKİ olarak her türlü altyapı, üst yapıda maliyetlerden yüzde 30’a varan indirimler yapıyoruz. Gelin elbirliği içerisinde Türkiye’yi değiştkirelim.

ALTAYLI: Elbirliği önemli ama o eller bir türlü biraraya gelmiyor. Ölmeye razı ama evinden daha küçük bir yere taşınmaya razı değil. Emrah apartımanı ile ilgili belediye çürük raporu vermiş. Belediye bir işlem yapmamış, yapamamış. Belediye ‘bizim yetkimiz yok’ diyor, hakikaten yetkisi yok. Belediye size iletmemiş. E-nabız tıkır tıkır işliyor, e-devlet işliyor. Bu binaların karnelerini e-devlette yapmak, zorlayıcı tedbirler almak. Çaresizliğin getirdiği mecburiyete rağmen bir zorlama yapmak.Belki onlara TOKİ’den ev satmak değil ama geçici ikamet yapılamaz mı?

KURUM: Bayraklı’da tespitlerimiz olmuş, demirin yetersiz olduğunu tespit edilmiş ve vatandaşa bildirimde bulunulmuş. Demiş ki binanızın risk durumunu üniversiteden tespit edin. Bir kere belediyelerimizin sahada riskli binaları tespit etme, yıkma yetkisi vardır. 3194 sayılı İmar Kanunu’ndan gelen madde ile vardır, Büyükşehir Belediyesi Yasası Kanunu ile vardır. Bütün büyükşehir belediyelerimiz, ilçe belediyelerimiz riskli bina tespitlerini yapabilir, yıkabilir. Kat sahiplerinin ‘apartmandaki diğerleri istiyor mu’ diye bir çoğunluğa ihtiyaç yok. Apartmandan bir kişi bu müracaatı yapabilir. Burada yetki karmaşası yok.

ALTAYLI:Yenisinin yapılması…

KURUM: Yenisinin yapılması için üçte iki çoğunluğa ihtiyaç var. Belediyelerimize kentsel dönüşüm master planı hazırlayın, her türlü desteği vereceğimizi söyledik. Kredi desteği, TOKİ ile yapım desteği verebiliriz dedik. Rezerv alan, riskli alan kanundan gelen yetkilerimiz çerçevesinde vatandaşımızın kullanabileceği vergi, resim harç gibi muafiyetleri sağlayabiliriz. Sonuçta vatandaşımız mağdur olmasın, kira yardımı verelim. Şu an 48 milyon rezerv alan belirledik.

ALTAYLI: Kaç kişi yararlandı?

KURUM: Yapı Denetim Kanunu var, kurayla belirliyoruz. Kura çekiliyor, yapı denetim kuruluşu atanıyor. O çerçevede denetim sağlanıyor. 798 binanın yapı denetimi tamamlanmış. 6 milyon konut, 24 milyon vatandaşımız demektir. İnşaatı devam eden 400 bin konut yapı denetimine tabii. Yapı denetim çerçevesinde denetimlerimiz devam ediyor. TOKİ ile 18 yılda 1 milyon konuta geldik. Bu dile kolay. Kentsel dönüşüm yasasıyla 1 milyon 400 bin konut dönüşümünü sağladık. 673 bin binanın yıkımını gerçekleştirdik. Burada ‘yetkim yok, nasıl yapacağım’ demesin kimse. Derse altında kalır.

ALTAYLI: Benim oturduğum semtte yanımda bir bina vardı. Depreme dayanıksız çıktı. Sahipleri, kat sahiplerinin itirazına rağmen yıktırdılar. 10 yıldır duruyor, yenisini yapamıyorlar. İtiraz ediliyor ve yapılamıyor. Böyle çok örnek var. Dediniz ki, ‘riksli binaları boşaltın’. O binalar yıkılmıyor. Suriye’den gelmiş, Anadolu’dan göç etmiş gelmiş oturmuş. Evet birini kurtarıyoruz ama onun yerine başkasını koyuyoruz. O binalara oturulamaz raporu alınması, kiralara verilememesi, bina karnesi verilmesi çok mu zor?

KURUM: Hayır, riskli bina tespiti yapılmışsa, ki çok basittir. Siz vatandaş olarak, kat maliki olarak riskli bina tespiti yaptırmak istiyorsanız ilgili belediye yaptırabilir, bakanlık olarak kuruluşlarımıza yaptırılabilir. Bu raporlar düzenlendikten sonra bina riskli ise bakanlığımız, ilgili belediye tarafından bakılır ve tapuya ‘riskli yapı’ şerhi konur. 15 gün itiraz hakkı vardır. Komisyon tekrar değerlendirir. Eğer riskli ise itiraz reddedilir, 60 gün boyunca bu bina yıkılmak durumundadır. Belediye yıkamıyorsa valiliğe söyler, bakanlığa söyler. Riskli bina tapuya işlenmişse bu binada oturulamaz.

ALTAYLI: İstanbul’da her an yıkılabilecek 6 bin 900 civarında bina var. Bunların 1000 tanesi depremde yıkılacak dendi. Bununla ilgili raporlar var. Niye hala oturuluyor bu binalarda?

KURUM: Riskli bina tespiti yapılmamışlar var. Belediyelerimiz vatandaş istesin istemesin riskli bina tespitini yapabilir. Türkiye’de 6.7 milyon bina riskli statüsünde. Ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbulumuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum sözkonusu değil.

ALTAYLI: Bunlar bir ortak havuzda toplanamaz mı? Nasıl ki HES kodumuz var. Herhangi bir yere girerken soruyorlar. Binaların da HES kodu gibi BES kodu olsa. Muhtarlar bunu bilse, oraya yerleşene oturma izni vermese, ikametgah belgesi vermiyorum dese, böyle bir altyapı oluşturulamaz mı? Kimseyi işini eksik yaptı demiyorum ama ortada büyük sorun var, bir deprem olursa onun altında hepimiz kalacağız. Hızlandırılacak ne yapabiliriz?

KURUM: 2018’de kentsel dönüşüm stratejisi ortaya koyduk. 5 yılda 1,5 milyon konutu dönüştürme hedefi koyduk. Yıllık 300 binin yüzde 20’sini bakanlık olarak biz yapacağız dedik, fazlasını da yapabiliriz. Geri kalan yüzde 70’i de özel sektör ve belediyelerimizin dönüştürülmesi amacıyla Bakanlığımızın kanunla gelen her türlü muafiyeti sağlayabileceğimizi, vergi, resim harcı muafiyetleri, kira, taşıma yardımı verebileceğimizi, ‘ben burayı dönüştüremiyorum, firmayla anlaşamıyorum, gelin bize yapım desteği verin’ diyenlere TOKİ ile verebileceğimizi, belediyelerimizle elbirliği ile yapılabilecek her türlü desteği açıkladık. Bu noktada elbirliği içerisinde vatandaşımız, siyasetimiz, belediyemiz, bakanlık olarak bir taraftan tuttuktan sonra bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok. İzmir’de hasar tespitleri yapmışız. Yaklaşık 580 bin bağımsız bölümde tespit yaptık. İzmir genelinde haritalarımıza tek tek işledik.

ALTAYLI: Rezerv alanın zemin etüdleri yapıldı mı?

KURUM: Kayalık zemin. 1 yıl içerisinde bitireceğiz sözü verdik. Bizim yerelde yapmamız gereken çalışmadır. Bu çerçevede bir hikaye yazarsınız. Gittik orta hasarlı betondan numune aldık. Vatandaşa ‘Bu bina riskli, yıkıyoruz’ dedik. Diğer tarafta mahallenin yanındaki blokta teyzemiz geldi sordu. Hemen riskli yapı tespitini yapalım dedik. Şunu da söylüyoruz, bakanlık olarak verilebilecek her türlü desteği vereceğiz dedik. Şu an 81 ilde istisnasız dönüşüm projelerimiz ver. Bizim maddi, teknik gücümüz de bunu yapmaya yeterli. Yeter ki tüm paydaşlar sürece ilişkin detaylı şekilde elini taşın altına koysun.

ALTAYLI: Apartmanda diyelim ki oturuyorum. 12 kişi var. Yıkalım ve yeniden yapalım. Paramız yok. Devlet böyle işlere kredi veriyor mu?

KURUM: 6306 sayılı yasa ile belirlenmiş alanda vatandaşımıza da faiz desteği veriyoruz, kira desteği veriyoruz. Kira, taşıma yardımı veriyoruz. Hiçbir şekilde vergi, resim, harç, tapu harcı ödemeden işlem yapabilir. Bunlardan verdiğimiz destek işin maliyetinin yüzde 5’ini aşıyor. Faiz desteği veriyoruz.

ALTAYLI: Nereye başvuracaklar?

KURUM: Bakanlığımıza, il müdürlüklerimize başvurabilirler. Bunun bir tarafı özel sektörle, belediyemizle yapılması lazım. Devlet de verilmesi gereken desteği vermek zorundadır. Veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Bina sahipleri olarak karar verdikten sonra dönüşüme her türlü altyapı imkanı var.

ALTAYLI: 1968’da yapılmış bir bina. İçinde 10 aile oturuyor. İmar planları değişmiş, metre kare azalmış. İçindekiler o binada oturmaya devam ediyor. Bina depreme dayanıksız. Yıkıp yeniden yapmaya kalkarsa imap planı değiştiği için aynı evi yapamıyor bunlardan bazıları evsiz kalıyor. Buna yönelik yasal düzenleme yapılamaz mı? Özellikle İstanbul’da, Boğaziçi’nde bunu yapmanın hemen hemen imkanı yok. Eski halinde yeniden yapılması üzerine bir düzenleme yapılamaz mı? İnsanlar varolan haklarını korumak için direnmeye devam ediyor.

KURUM: Bayraklı’da yıkılan bölgelere baktığımızda 8-9 katlı binalar. Bu yeni yaptığımız proje. Rıza Bey Apartmanı’nın olduğu alandaki projenin avam projesi, bunu da ilk kez paylaşıyorum. Ne yapıyoruz zemin artı beş. Hak sahiplerinin hepsine 2+1 daire veriyoruz. Eskiden 3 +1 vardı. Herkesi sığdırıyoruz. Ha ben ‘150’den aşağı oturmam’ derse olmaz. İnanın 2+1 çok daha yeşil alanı fazla, otoparkı olan kıymetli bir projeyi yapabiliyoruz. 2+1’e sığmadı diyelim. Gelir bakanlığımıza yeni yönetmelik çerçevesinde küçülüyor diyelim, yüzde 20’dir, gelin biz size bunu verelim. Gelsinler başvursunlar.