Fatih Altaylı canlı yayında maske takmayanlara isyan etti: Bir damla insanlık gösterin!

Fatih Altaylı’nın canlı yayında ‘maske’ isyanı!

Habertürk’te Teke Tek programının kapanışında maske takmanın önemine değinen Fatih Altaylı programı adeta isyan ederek kapattı. Program boyunca kendisine gelen e-maillerinden örnek veren Altaylı, ‘Hasta birisiyle ne kadar otursanız bulaşır, maskeyi çıkardığınız andan itibaren bulaşır. Kaç dakikada bulaşır diye sormayı bırakın. Maske takarsanız riski yüzde 90 oranında azaltınız. İki kişi takarsa yüzde 95 oranında azalır. Kaç dakikada bulaştığını sorup, durmayın, ne olur önlem alın. Şu insanlara acıyın” diye konuştu.

“İSTİFA ETMELERİ, GÖREVDEN AYRILMALARI BİLE YASAK”

Koronavirüsle mücadelede büyük fedakârlıklarda bulunan sağlık personeli ve bilim insanlarının istifa etmelerinin bile yasaklandığını hatırlatan Fatih Altaylı konuşmasını şöyle sürdürdü:

Sabahtan akşama kadar bu hastalıkları tedavi etmeye çalışıyorlar, kendilerini riske atıyorlar, anneleri babalarını riske atıyorlar, ailelerini riske atıyorlar, bizi dinlemiyorsanız, adam yerine koymuyorsanız onlara acıyın. İstifa etmeleri yasak, görevden ayrılamıyorlar. Bir damla insanlık gösterin, çok basit. Şöyle işte, herkese iyi akşamlar efendim. Devleti de doğru söylemeye davet ediyorum. Bu ülkeyi yolgeçen hanı yapmaktan çıkarmalarını istiyorum. Ben PCR testi olmadan Mısır’a gidemiyorum. Edirne’ye Yunanistan’a pazara geliyorlar. Bu ülke hastalığı kapanın gelip oturacağı yer değil…

Öte yandan Habertürk TV’de Fatih Altaylı’ya konuşan Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TÜRYİD) Başkanı Kaya Demirer, koronavirüs kapsamında alınan yeni yeni önlemlerden restoran ve kafelerin belli saatlerde kapalı olmasını değerlendirdi. Demirer, sektörün pozitif ayrışması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınına kararlaştırılan ek tedbirler kapsamında; , restoran ve kahvehanelerin kapanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamanın ardından gözler yeme içme sektörüne çevrildi.

“KARARIN ÇOK KOLAY ALINMADIĞINI BİLİYORUZ”

Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TÜRYİD) Başkanı Kaya Demirer, sektörün pozitif ayrışma yaşaması gerektiğinin altını çizerek, “Alınan kararın çok da kolay alınmadığını düşünüyorum. Ama uygulamada, fedakarlıkta bu sektör mutlaka ayrışmak zorunda. Kredilerin ötelenmesi, yeni kredilerin açılması gibi teknik konular var” diye konuştu….

“BU SEKTÖR YİNE FEDAKÂRLIK YAPMAK ZORUNDA”

Sayıların hangi bakış açısıyla ne olduğunu kestirmek zor ama çemberin daraldığını hepimiz biliyorduk. Dar bir çember içinde işimizi sürdürmeye çalıştığımızı biliyorduk.Bu sektör yine fedakârlık yapma zorunda. Maskenin de masada çıkarıldığı bir sektör. Zor bir dönem Mart ayında 75 gün kapalı kaldık. İkinci faza giriyoruz şimdi. Yine bir genelgeyle ki bunun yarın en geç Perşembe günü hazırlanıp, Cuma uygulamaya geçileceğini düşünüyoruz. Tüm restoranlar paket servisi hariç kapalı olacaklar. Paket servisi 10.00 ila 20.00 arası bir açıklama var. Sağlık Bakanlığı’na müdahale edeceğiz gerekirse, yarın görüşme yapacağız genelge yazılmadan. Mart ayındaki genelge daha doğruydu. Zaten Cumhurbaşkanımız da tedarik zincirine müdahale etmeyin dedi.

“2 MİLYON ÇALIŞANI ETKİLEYEN BİR KARAR”

Olabilecek en kısa sürede hayatı normale döndürecek en katı önlemler ne ise onu tercih ederdik. Mart ayında da bunu söyledik. Tüm ekonomik damarlar için uygulanması belki süreci kısıtlayabilir. Burada işin içine tıp, Bilim Kurulu giriyor, bizim buralarda yorum yapmamız doğru olmuyor. 2 milyon çalışanı etkileyen bir karar oluyor bu. Yeme içme sektörü. Valelerle birlikte bu rakam büyüyor. Üstelik bu genç nüfus, genç nüfusun da işi zor. Devlet çok radikal önlemler aldı, kısa dönem çalışma ödeneği çok önemliydi. Ne süreyle bu işletmeler kapalı kalacak? Orada Bilim Kurulu ve sayın hocalarımız giriyor devreye. Aşıya endeksli bir dönem diyoruz ama bu dönem de uzun. 2022’nin kışına kadar tam manasıyla kurtulamayacaksak halimiz harap.

“KENDİLERİNE VERİLECEK İŞİMİZ AŞIMIZ YOK”

Küçük adımlarla ilerlemeye çalışıyoruz. Ocak ayına kadar kısıtlamaların sürmesi durumda ne yaparız diye düşünüyoruz? Orada da devletin üstüne yük geliyor. Alınan kararın çok da kolay alınmadığını düşünüyorum. Ama uygulamada, fedakarlıkta bu sektör mutlaka ayrışmak zorunda. Kredilerin ötelenmesi, yeni kredilerin açılması gibi teknik konular var. Yeni aldığınız elemanları kısa dönem çalışma ödeneğine koyamıyorsunuz. İkinci kapamadan dolayı onları tekrar yerleştiriyor olmamız lazım, çünkü kendilerine verecek işimiz, aşımız yok.

“BİZİM BU MANADA POZİTİF AYRIŞMAMIZ LAZIM”

Birtakım yapılan istatistikte kısa dönem çalışma ödeneği ile ne kadar dayanabilirsiniz diye sorulmuş sorular var. İnanın rakamlar iyi değil. Zaman satın almaktan bahsediyoruz, kredilerin daha uzun periyotlarının olması, 48-60 aya dağılması gerektiğini konuşuyoruz, bir hibeyi de konuşmuyoruz. Böyle bir dönemde kimseyi haksız da bulmuyorum. Devletin de kaynakları kıt. Bizim bu manada pozitif ayrışmamız lazım. Yeme içme sektörü devlet genelgesi ile kapatıldığında başka sektörlerden ayrı olarak ekstra korunmalı ve destek verilmeli. Bizim tarafımız turizmin gastronomi tarafı önemli bir lokomotif. Bizim kapalı kalmamız otelleri de, İstanbul’un turizmini de etkileyecektir. Umarım kısa dönemde aşarız ama sektörün ayrışarak desteklenmesi konusunda sanıyorum ve ümit ediyorum hiçbir yetkilinin şüphesi yoktur.

“VATANDAŞLARIMIZI BİRKEZ DAHA UYARALIM”

Hibe olarak bir beklentimiz yok, yüzde 75’i bulsak bütün Türkiye’yi bu işten kurtarmak için iki sene kapalı kalmayı düşünebiliriz. Çalışanları kaybedersek tekrar vasıflı eleman yakalamamız, turizme destek olmamız çok vakit alır. Bu açıdan da sektörün ayrışması lazım mutlaka. Hakikaten hatırlayın çok özlem duyduk diye açıldı Haziran ayında işletmeler. İnsanların sosyalleşeceği hiçbir yer kalmayacak. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyaralım, ikinci turdan sonra sorumluluklarını duyarak gelsinler. Biz bu işin polisi değiliz, hizmet sağlayıcısıyız, vatandaş bilinçli olmak durumunda. Bu kuralları uygulayanların ödüllenmesi, bu noktaların cazip merkezler haline gelmesi gerekiyordu. Basın tarafından eleştireyim. Bu tür yerlerin ellerinden tutulmadı. Bugün Kovid için denetleniriz, yarın gıda için denetleniriz. Devletten güvenlik sertifikalı olan işletmelerini ayrıştırması gerektiğini düşünüyorum.