Fatih Terim’den önemli açıklamalar: Başkan olma düşüncem yok

Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim, beIN Sports’a verdiği röportajda kritik açıklamalarda bulundu. Başkanlık hayalinin olmadığını belirten tecrübeli çalıştırıcı kulüplerin ekonomik durumlarının da çok kötü durumda olduğunu kaydetti. Terim, “Büyük resme baktığımızda, kulüplerin kapısına kilit vurulması gerektiği çok açık. Galatasaray’ın durumu kabul edilebilir değil” ifadelerini kullandı.

Terim’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“GEÇEN SENE YERİMDE OLAN ÇOK AZ KİŞİ SEVİYE ATLAYABİLİRDİ”

“Biz bir oyun anlayışı belirleyip, o oyun anlayışına uygun olarak oyuncular değil, elimizdeki imkanları zorlayarak ilk 11’e çıkabilecek oyunculardan bir oyun anlayışı geliştirmek zorundaydık. Satranç, dünyanın en stratejik oyunlarından biri olarak kabul edilir. Geçen sene benim koltuğumda oturmayı bir satranç oyunu yapsalardı, çok az kişi seviye atlayabilirdi”

“Özellikle bir sporcu için durmak her zaman sorun olur. Çünkü hem beden, hem zihin, hem de heyecan durur. Belirsizlik ve korku da eklenince iş tabii insani olarak başka noktaya gider. Bunu yaşayan sadece Galatasaray değil, tüm dünya yaşadı. Hiç kimsenin beklemediği ekstra bir durum yaşandı ve işin garibi, hala yaşamaya devam ediyoruz. İşin doğasından uzaklaştık, belki o heyecanı, keyfi yaşayamıyoruz ama hayat devam ettiği için alışmaya çalışıyoruz”

“SPORCULAR BU SÜREÇTEN ÇOK ETKİLENDİ”

“Alışılagelmedik, eski yapılanlara ya da olanlara benzemeyen, enteresan bir durum çıktı ortaya. Oyuncular da bu olaydan önce çok etkilendi, nasıl hareket edeceklerini bilemediler ki hepimiz öyleydik. Arkasından bütün birimler, olağanüstü hal ilan ederek, başta sağlık heyetimiz olmak üzere, en az zararlar nasıl atlatırız diye düşünerek önemli tedbirler alındı. En büyük sıkıntı şuydu, sabah antrenman yapıyorsunuz, öğlen yemek yiyorsunuz, akşam bir antrenman daha yapıyorsunuz ve sonra akşam eve gidiyorlar. Evde ne yaptıklarını bilmiyoruz. Bunun için 30’a yakın test olduk, böyle böyle korumaya çalıştık. Her geçen gün, oyuncular da işin ciddiyetini anladılar. Sonuçta genç adamlardan bahsediyoruz, bana bir şey olmaz psikolojisi bugün dünyada herkeste var”

“TARAFTARA TAKIM KADAR GÜVENİYORUM”

“Maçın içinde hepimizi etkileyen bir olaydır, oyuncunun iyi, kötü hareketine tepki gösteren etken yok. Bu hepimiz için bir sıkıntı. Galatasaray taraftarının kazanılan başarılarda her zaman çok büyük payı olduğunu düşünmüşümdür ve hep de dile getiriyorum. 96-2000 de yaşananlar, taraftarın etkisinin tam olarak karşılığıdır. Son dönemde teknolojinin de işin işine girmesi ve değişimle biraz da işin içine seyirci girdi. Galatasaray halen taraftarı, seyirciden fazla takımlardan. Taraftarımız bize itici güç olmaya, maç çevirmeye, itici güç olmaya devam ediyor. En az takımım kadar, taraftarlarıma da güveniyorum.”

KULÜPLERİN EKONOMİK DURUMU VE BAŞKANLIK AÇIKLAMASI

“Muhakkak ki altyapı, öz kaynak bunlar çok önemli ama altyapıdan önce üst yapılara bakmamız gerekiyor. Büyük resme şöyle baktığımızda, kulüplerin kapısına kilit vurulması gerektiği çok açık. Galatasaray’ın durumu kabul edilebilir değil. Bu kulübün Divan üyesi olarak, üzülerek bunu söylüyorum”

“Başkanlık olma düşüncem yok. Hangi yönetim daha iyi kredi alır, hangisinin yerel ve ulusal yönetimlerle arası iyidir, hangisi kasa kolaylığı yapar, bu aşamalar geride kaldı. Çevrilebilir bir borçtan bahsetmiyoruz, kredi faizleri bile ödenebilir değil. Kimse de çıkış planım var diyemiyor. Her sene şampiyon olsanız, Şampiyonlar Ligi’nde kupa kaldırsanız bile borçları çevirmek zor”

“BAZI KONULARI NET KONUŞALIM!”

Galatasaray’ın en önemli değerlerinden biri, kol kırılır yen içinde kalırdı. Peki kol kazayla mı kırıldı? Bilerek ve isteyerek kırıldıysa, yen içinde kalmamalı, konuşulmalı. Bazı konuları net şekilde konuşma taraftarıyım”

“HERKES OZAN BEKLİYOR. O PARANIN KAÇI ALTYAPIYA GİTTİ?”

Çok duyuyorum, Ozan gibi 2-3 genç çıksa altyapıdan kulüp kurtulur. Ben istemez miyim? Ozan Kabak’ın satışı sonrasında 11 milyon Euro’nun yüzde kaçı altyapıya ayrılmıştır? Sıfır. Çünkü o anda yeni oyuncu alınması gerekir, ya da maaş ödenmesi gerekir, yahut da borç öderiz.

“A TAKIMA YETENEK YETMİYOR”

“Artık günümüzde altyapı oyuncusu tanımı da değişiyor, her şeyin değiştiği gibi. Genç oyuncu kavramına doğru eviriliyoruz artık öyle tabir ediliyor ancak tabii bazı önemli farklılıklar da var. Menajeri, maddi kazancı, sosyal medya, ailesi, etkileşimi gibi konular sadece oyuncunun performansını değil, gelişimini de etkiliyor. Zaman zaman deniyor ki ‘A Takım’da o niye yok, bu genç niye oynamıyor? Olsaydı şöyle olurdu, böyle olurdu.’ Demek ki bir bildiğimiz, gördüğümüz var ki bazıları süre alamıyorlar. Günümüzde genç oyuncuların A Takım’da oynayabilmesi için sadece yetenek kafi değil. Baskıyı nasıl kaldırdıkları, stresi nasıl yönettikleri, sosyal ilişkileri, gelişmeye olan duyarlılıkları, seviyelerini belirli bir yere çekmeleri için lazım olan kavramlar”

“HEM GENÇ HEM ŞAMPİYON OLMAZ”

“Dünyanın hiçbir tarafında ‘hem genç oyuncu oynat, hem de her sene şampiyon ol’ beklentisi, belki anlaşılabilir, ama uygulanabilir değil. Kulüplerin geleceği olarak görünen altyapılarda durum bu. Şimdi siz yanıt verin. Yeni Ozan’lar çıkar mı? B Ligi için kulüplere katılım isteğe bağlı diye yazı gönderildi. Statüyü hiç anlatmayayım, evlere şenlik zaten. Herhalde yapılmayacak ki ses seda yok”

“TÜRK FUTBOLUNUN GELECEK 10 YILI TEHDİT ALTINDA”

“U17 takımlarının oynanmayacağı açıklandı. Türk futbolunun gelecek 10 yılı büyük bir tehdit altında. Bu oyuncular 7 aydır antrenman yapmıyor. Yerli teşvik sistemi niye işlemedi, yabancı sayısı ne olacak diye soranlara, ne doğru ve istikrarlı ki bu olsun diyorum. Yabancı kuralını ben, futbol direktörü olduğum dönemde yaptım.”