“Hamilton ağladı zırladı ama yılan gibi”

Formula 1 dokuz yıl aradan sonra Türkiye’ye geri dönerken İstanbul’daki yarış nefesleri kesti, kazanan aynı zamanda 7. dünya şampiyonluğuna da ulaşan Lewis Hamilton oldu. Michael Schumacher’in 7 şampiyonluk rekoruna ortak olan Britanyalı sürücünün cuma ve cumartesi günkü açıklamaları da gündem oldu. Pistin asfaltının yarıştan önce yenilenmesi nedeniyle pilotlar yol tutuşunu tartışırken, Türkiye Grand Prix’sinin dört hakeminden biri olan Habertürk yazarı Fatih Altaylı heyecan dolu yarışı değerlendirdi.

Yarışın hemen ardından bir paylaşım yapan Altaylı, Hamilton’ın antrenman ve sıralama turları sonrasındaki açıklamalarını da hatırlatarak “Ağladı, zırladı ama yılan gibi kazandı” ifadelerini kullandı. Altaylı’nın Formula 1 Türkiye Grand Prix’sine yönelik sorularımıza verdiği yanıtlar ise şöyle:

FIA VE FORMULA 1 YÖNETİMİNİN, İSTANBUL PARK VE PİST İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİ…

– FIA ve Formula 1 yönetiminin pist ve yarışla ilgili düşünceleri nasıldı? Cuma günkü düşünceleri yarış ve sonrasında değişim oldu mu?

“FIA ve F1 yönetiminin pistle ilgili zaten çok da olumsuz bir düşüncesi yoktu. Pistten şikayet edenler pilotlar oldu. Çünkü aşırı kaygan pist, onlar açısından hem tehlike yaratıyordu hem de sürüş zevkini öldürüyordu. Böyle ekstrem koşullar yaratan pistler sürprizlere de açık oluyor ve başa güreşen pilotlar sürpriz sevmiyor. Bu yüzden en çok şikayet eden Hamilton oldu zaten. Yarış severler hatırlayacaktır benzer bir pistte yanlış hatırlamıyorsam yarışı sadece 7 otomobil bitirebilmiş ve büyük sürprizler olmuştu. Hakem heyeti ile F1 yönetimi arasında şöyle bir diyalog gelişti. F1 ekibi ‘Kaygan zeminde yarış seyir zevki açısından çok iyi oluyor, izleyiciler yarın çok eğlenecek’ deyince, stweward’lardan (hakemlerden) Dennis Dean ‘O zaman bundan sonra pistlerin virajlarına su fıskiyesi koyun’ diye dalga geçti. Demek istediğim şu. Pistin durumu, FIA ve F1 yönetimleri açısından tartışılan, izleyicilerin abarttığı kadar bir konu olmadı. Pilotlar ile izleyiciler arasında bir konu oldu”

“FIA VE TOSFED, ‘ASFALTI YENİLEMEYE GEREK YOK’ DEDİ”

– Siz sürücüler piste çıkmadan bir gün once yeni dökülen asfalt kaygan olacak ve sorun yaratacak dye sosyal medyada paylaştınız. Bu öngörülmüyor muydu?

“Öngörülmez mi, tabii ki öngörülüyordu. Bu yüzden de FIA ve TOSFED ‘Asfaltı yenilemeye gerek yok. Tek yarış için gereksiz. Eğer seneye de olacak olursa o zaman bakarız. Bu sene birkaç yere yama yapmak yeterli olur’ diye görüş beyan etti. Ama Ulaştırma Bakanlığı fırsattan istifade pisti de yenilemek istedi. Geçti artık. Tartışmaya gerek yok. Sonuçta çok güzel bir yarış izledi herkes…”

“FIA VE F1, TÜRKİYE’Yİ TAKVİME EKLEMEYİ ÇOK İSTİYOR”

– Bu yarışın getirdikleri, Türkiye’nin 2021 ve gelecek yıllardaki takvime eklenebilmesi için bir şeyler vadetti mi?

“FIA ve özellikle F1 yönetimi önümüzdeki yıl Türkiye’nin takvimde olmasını çok istiyor. Sürücüler de. Jean Todt da. Şu anda Portekiz veya biz olacağız nisanda. Tek sorun para. 17-18 milyon dolar olarak öngörülen bir ödeme yapmak lazım F1’e. Bu yapılırsa gelir. Organizasyon zaten kusursuzdu. Kovid-19 önlemleri tam not aldı. Hiçbir sıkıntı olmadı. Teknik olarak çok başarılı idi TOSFED. Yarış direktörü Michael Massi, Yarış Kontrol Odası’nda ayaklarını uzatıp yarışı izledi. Her şeyi Türkler yönetti. Pistteki marshall’lar kusursuzdu. Tek bir bayrak hatası bile yapmadılar. Sıfır sorun oldu.”

HAKEM ODASINDA DURUM NEYDİ, EN ÇOK HANGİ KARARDA ZORLANILDI?

– Yarış hakemliği nasıl bir tecrübeydi? En çok hangi kararda zorlandınız?

“Açıkçası çok yapmak istediğim bir şey değildi. Çünkü yarış hakemi olunca yarışı izleyemiyorsunuz. Bir odada onlarca ekran, grafik arasında yarış takip ediyorsunuz. Antrenman turları ile birlikte itirazlar, hatalar başlıyor. Yüzlerce şikayet. Yarış direktöründen uyarı, ikaz. Hepsini karara bağlamak zorundasınız. Önceden de bu odada bulunmuştum ama şimdiki teknoloji beni şaşırttı. Tüm naklen yayın kameraları kayıt halinde elinizin altında. Ayrıca 100 kadar CCTV kamerası. Tüm takım konuşmaları canlı ve bant olarak elinizin altında. Son 10 yılın tüm görüntüleri ve tartışmaları ve ceza alan ihlal görüntüleri elinizin altında. Tüm teknik veriler, grafikler elinizin altında. Çağırdığınız anda tüm pilotlar ve takım yöneticileri gelip ifade vermek zorunda. Pek çok karar zorlayıcı idi. Çünkü bazı kararlarda içtihat oluşturuyorsunuz. En zorlandığımız galiba Verstappen’in pit çıkışı çizgi ihlali yaptığı iddiası oldu. Bana göre çocuğun hiçbir kusuru yoktu. Otomobil kaydı ve hafif çizgiye dokundu. Belki geçti belki geçmedi çizgiyi. Zaten belirleyemedik de. Emin olamadık ve o yüzden ceza almadı”

HAMILTON, SCHUMACHER’İN REKORUNU KIRABİLECEK Mİ?

– Lewis Hamilton, Michael Schumacher’in kırılamaz denilen rekoruna ortak oldu. Gelecek sezon kırabileceğini düşünüyor musunuz?

“Muhtemelen kıracaktır. En azından bazı rekorlarını kıracaktır ama ne olursa olsun Schumacher’in karizmasına erişemiyor. Rekabet az. Muhtemelen o yüzden. Hep ikili rekabetler oldu. Senna-Proust. Lauda-Hunt, Schumacher’in birden fazla rakibi oldu ama en önemlileri herhalde Hakkinen’le olandı, Pironi-Villeneuve gibi. Hamilton bu düzeyde bir itişmeli rakibe sahip olamadı.”

HAMILTON’IN SOSYAL MESELELERE DUYARLILIĞI

– Hamilton’ın sporcu kimliği dışında sosyal meselelere karşı duruşu hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Herhalde bu konuda en tutarlı ve en duyarlı pilot olsa gerek”

DRS’NİN ZAMANLAMASI, VERSTAPPEN’İ OLUMSUZ ETKİLEDİ Mİ?

– Max Verstappen yarış gününe kadar çok hızlıydı. DRS kullanımına daha erken bir izin çıksaydı kazanma şansı olur muydu?

“Yağmurlu havada lastiklerin ısınma sorunu varken DRS izni çıkması bir anlam ifade etmeyebilirdi. Sorun yola fazla tutunma değil, yola tutunamamaydı. Zaten yola yapışamazken bir de DRS kullanmak pek akıllıca olmazdı. Çok tehlikeli olurdu”

MERCEDES’İN DOMİNASYONU KIRILABİLİR Mİ?

– Mercedes’in dominasyonunu gelecek yıl yapılacak düzenlemelerle kırabilecek bir takım görüyor musunuz?

“Mercedes hem pistte hem de kullanıcı otomobillerinde bahar yaşıyor. Seneye Red Bull, motor konusunda post-Honda dönem sıkıntısı yaşayabilir. Honda kullanan iki takım için de bu söz konusu. Ferrari mutlaka toparlayacaktır. Doğru düzgün bir takım direktörü bulmaları gerek tabii. Yine de Mercedes en rahat görünen takım”

F1 YENİDEN REKABETÇİ HALE GELEBİLECEK Mİ?

– Formula 1’de rekabetin azalması belli kitlelerde ilgisizliğe kayıyordu. Bu yarış ve doğrudan tecrübelerinizle F1’in yeniden yükselişe geçeceğini düşünüyor musunuz?

“Bernie Ecclestone’ın iki önemli ismi vardı. Vettel ve Hamilton. Hamilton’a çok güveniyordu. Hatta bir ara kızı Hamilton’la çıktı. Ailendendi yani. Vettel’i de büyük bir yıldız adayı olarak görüyordu. Hatta ben bir maçta Vettel’e tekme atınca ‘Formula 1’in geleceğini tekmeledin’ demişti. İkisi de başarılı oldu ama Vettel özel hayatındaki çalkantı ve bunalımlardan son yıllarda pistte kafayı toplayamadı”

“FORMULA 1’İN ASIL SORUNU AVRUPA’DAN UZAKLAŞMASI OLDU”

“Formula 1’in asıl sorunu Avrupa’dan uzaklaşması oldu. Çin, Abu Dabi, Vietnam, seneye Suudi Arabistan, Bakü’de şehir içi yarış. Singapur’da saçma sapan bir pistte gece yarışı. Hindistan. Allah aşkına böyle Formula 1 mi olur! Bu bir Avrupa organizasyonudur. Bir Japonya, bir Kanada, bir Amerika, bir Brezilya, bir de Avustralya belki bir de Güney Afrika tamam, yeter. Gerisi Avrupa. İki Almanya, Belçika, İki İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Türkiye, Avusturya, Macaristan, Portekiz yeter. Ama Ecclestone para için F1’i UEFA Şampiyonlar Ligi’nden Asya Kupası’na dönüştürdü. Asıl sorun bu”

DÖRT HAKEMDEN BİRİYDİ

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Formula 1 DHL Türkiye Grand Prix’sinde FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) tarafından hakem olarak görevlendirilmişti. Altaylı, Gerd Ennser, Dennis Dean ve eski yarış pilotlarından Derek Warwick ile birlikte dört kişilik hakem heyetinde görev yaptı.