İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Habertürk’te soruları yanıtlıyor

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk’te soruları yanıtlıyor. Akşener’in konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN TAVIR KOYMAK DOĞRU DEĞİL”

Bu ilgili arkadaşın şu anda attığı o tweete herhalde 1 milyar dolar para verilse faydası o kadar dokunmazdı. Şuuraltını harekete geçirecek tweet oldu. Ben hakim ve savcıların sosyal medya üzerinden siyasilere yönelik tavır koymalarını doğru bulmadığını ifade etmek isterim. Diyelim ki mahkemelik oldunuz, o beyefendilerin karşısına çıktığınızda, ilgili arkadaşınız ihsas-ı reyi açık olmuş oluyor.

“BAMBAŞKA YERLERE SAVRULMALARINDAN ESES DUYUYORUM”

Türkiye’de siyaset üretmesinin önüne geçiliyor. 60’lı yıllardan sonra Türkiye’deki İslami gelenek bazı şeyleri tartışmaya başladı. 90’lı yıllarda daha farklı tartışılmaya başlandı. Biz İslami hayat tarzını 90’lı yılların başından bahsediyorum, devlet kurma konusunda ne yapabiliriz tartışması. Şimdi bambaşka bir yerlere savrulmuş olmasını, isim vermeyeceğim ama esef duyuyorum. Yıllar evvel 28 Şubat bana sorulduğunda, ‘Keşke rahmetli Erbakan hocaya şans tanınsaydı’ demiştim.

“BUGÜN SİYASETİN ÜRETİLMEDİĞİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

1999 seçimleri, 2002’de AK Parti’nin daha büyük bir güçle iktidara gelişi. AK Partiden biz ne bekledik? Devlet millet barışmasını bu arkadaşlarımızın yapabileceğine inandık. Ben sayın Abdullah Gül’ü aradım, ‘şu fay hatlarını, tramvatik hatlarını Allah rızası için kapatın’ dedim. 2007’ye kadar kapatılır gibi gitti. 2008’den itibaren gelinen noktada, bugün maalesef sayın Erdoğan ve arkadaşları bizlere nefes aldırmadığı, siyasetin üretilmediği bir dönemden geçiyoruz. Çok büyük bir fırsatı, rahat oy alma uğruna harcadılar gittiler. İnsanların düşmlanlaştırıldığı, öteki hale döndüğü, vicdanların ortadan kalktı. Bence çok kolay oy alma metodu.

“BUGÜN BİZ HUKUK VE ADALET KRİZİ YAZIŞIYORUZ”

Kişisel görüşüm istifa etmeli. Anayasa Mahkemesi’ne ok atıldığı bir dönemde. Barolar gündeme geldi ve parçalandı. Şimdi Anayasa Mahkemesi üzerinden bir tartışma yaşandı. O tartışmayı haklı olduğu bir noktaya getirecek davranışın doğru olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi’nde bir kişi hariç geri kalanın tamamı bu iktidar tarafından seçilmiş. Öyle bir keşmekeş ki, Enis Berberoğlu’nun özelinde tartışılmakla birlikte esasında hukuk ve adalet krizi yaşıyoruz biz şu anda. Anayasa Mahkemesi’nin bulunduğu pozisyon, çıkan kanunların anayasaya uygunluğuna bakmak, artı sizlerin hepimizin haksızlığa uğradığımızda bizim haklarımızı korumak üzere en üst mahkeme bu. Partili cumhurbaşkanlığı ile kurumların birer birer yıkıldığını görüyoruz. Eksiği varsa hukuki manada tahkim etmek dışında atılacak adımın doğru olmadığını, Türkiye’nin ekonomideki güvensizlik olur, yatırımcı gelmez, güven unsuru ortadan kalkar. Anayasa Mahkemesi hepimizi koruyan bir vasfa sahip. Bu vasfın sürdürülmesi lazım. İktidarın emrine getirilecek hale getirilmemelidir.

“BURANIN ÖZNESİNİN BERBEROĞLU OLMADIĞINA İNANIYORUM”

Enis Bey’in üzerinden tartışarak bambaşka noktaya gidiyoruz. Enis Berberoğlu insan olarak tanırım. Zaten casuslukla yargılanması abes. Ben onun eşinin en zor zamanda, gazeteci olarak sayın Erdoğan’la ilgili objektiflik adına, demokrasi adına neleri göze aldığını biliyorum. Onlar casusluk, darbe gibi bir insan tipi değil. Aileyi çok iyi tanıyorum. Ne yapılması istendiğini anlamış değilim. Buranın öznesinin Enis Berberoğlu’nun olmadığına inanıyorum. Anayasa Mahkemesi karar veriyor, yeral yargı ben seni takmıyorum kardeşim diyor.

“MİLLETVEKİLLERİNİN KIYMETİ HARBİYESİ KALMAMIŞTIR”

Ben ve arkadaşlarım Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin bu ülkeye zarar vereceğini cansiperane şehir şehir gezerek anlattık. Keşke haklı çıkmasaydık. Ben ve arkadaşlarım bir şey önerdik, eski parlamenter sisteme dönmekten bahsetmiyoruz, iyileştirilmiş, güçlendirilmiş, başka isim de konulabilir, insanların taleplerine uygun, nefes alabilecekleri, hayaller kurabilecekleri bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Devletin hafızası gitti, kurumlar ortadan kalktı. Siyaset kurumuyla bürokrasi arasında bağ koptu. Milletvekili seçilmek dünyanın en zor işidir. O insanlar sizin aracılığınızla dertlerini anlatırlar. Çözümlerini ortaya koyarsınız. Bu bağ tamamen koptu. Valiler çoğu yerde AK Parti il başkanı gibi. AK Parti il başkanının kıymeti harbiyesi yok, milletvekillerinin hiç yok. Muhalefet milletvekillerinin zaten iletişim imkanları yok. Bu bir sistem meselesi. Muhalefet partilerinin sayın Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bizim önerdiğimiz parlamenter sistem önerimize destek verdikleri açık.

“ŞİMDİ FAKİRLİK KAPANINA GİRMİŞ DURUMDAYIZ”

Ben pandemi öncesinde 20 Ocak 2020’de Antalya’dan başlayarak ilçe ilçe gezmeye başladım. Dükkanlara girerek dert dinledim. 77 ilçe 15 il gezmişim. Pandemi döneminde biraz aksadı. Geçen hafta Giresun ve Yozgat’a gittik. Çarşamba günü Kayseri’ye gideceğiz. Esnafın sesinin duyulmadığı bir süreçti. Seçime gidersiniz size muhalefet görevi verir. İktidar iş yapar size denetleme görevi verir. Türkiye’de siyasi rekabet kalktı. Düşmanlık üzerinden yürütülen bir siyaset. Siyasetin üretilmediği bir iklimde yaşıyoruz. Ben genel başkan olarak grup konuşmalarında, arkadaşlarımız araştırma önergeleri Meclis’e veriyor. Kütahya’da bir arkadaş yolda durdurdu. Bir işe girmiş, sonra AK Parti ilçe başkanı derveye girmiş ‘Bizim üyemiz değilsin çalışamazsın’ demişler. Kişinin anlattığını söylüyorum. İlgilileri aradım. Giresun’da AK Parti’nin üyelerinden bir arkadaş. Yaşadıklarından dolayı ağladı. Kulağıma eğilip eşiyle ilgili bir durum söyledi. Ben ilgili birime bizzat kendim ürettim, mesele çözülsün diye. Şimdi fakirlik kapanına girmiş durumdayız.

“YAPILAN İYİ ŞEYLERİ SÖYLEDİĞİMDE MENFİ TEKPİ ALMIYORUM”

Esas mesele vatandaşa gitmek. Tedbirlerimizi alıp bire bir gidiyoruz. Öyle oluyor ki AK Partili, CHP’li, başka partiye oy veren seçmen bize derdini anlatıyor. O derdin sonuçta duyurulacağını biliyor. Yozgat ve Giresun’da yaptığımız çalışmada ortaya çıkan şikayetleri bir bütün olarak arkadaşlarımız ve ben dile getirdik Meclis’te. Bu rekabet seçmenin işine yarar. Makulün peşindeyiz biz. Yapılan iyi şeyleri söylediğimizde İYİ Parti’den, CHP’den menfi tepkiler almıyorum.

SÜRECEK…