Kırmızı et yemeyi bırakırsanız yaşayacağınız değişimler nelerdir?| HT Gastro

Kırmızı eti diyetlerinden çıkaran kişilerin yaşadıkları değişimleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Kilo verirsiniz

Kırmızı et, hiperkaloriktir; yani yapısında yüksek miktarda kalori bulundurur. Beslenme alışkanlıklarının dışında bırakıldığında ise kilo verme başlar. Formda kalmanın en ideal yolu ise sindirimi daha kolay olan diğer protein kaynakları ile denge kurmaktır.

Kendinizi daha az şişkin hissedersiniz

Sindirim sistemi, diğer besinlerle kıyaslandığında, kırmızı etten kurtulmak için daha çok çaba sarf eder – ki bu durum beraberinde kabızlık, karın ağrısı ve bağırsaklarda gaz birikimini getirir. Tüketimi kestiğinizde ise şişkinlik azalmaya başlar ve hazımsızlık riski gittikçe daha fazla düşer.

Cildiniz daha iyi görünür

Pürüzsüz ve düzgün bir cilde sahip olmak için beslenme düzeninizin kontrolünüz altında olması gerekiyor. Karaciğer ve böbrekleriniz üzerindeki yükü mümkün olduğunca azaltmak adına bolca meyve ve sebze tüketmeniz, kırmızı etten uzak durmanız gerekli.

Kolesterol seviyeniz düşer

Kırmızı etin yapısında, kolesterole ve atardamar tıkanıklığına sebep olan doymuş yağlardan bolca bulunur. Bu tür sorunları önleyebilmek için ideal yol, kırmızı eti günlük beslenme programınızdan çıkarmanızdır.

Belirli hastalıkların riski azalır

Kırmızı et, metabolizmayı etkiler, kan damarı duvarlarında plak oluşumuna sebep olur ve içerdiği bol miktarda doymuş yağlar nedeniyle kalp hastalıklarının oluşumunu artırır. Kırmızı et yerine tavuk eti, balık ya da sebze tüketerek obezite ve diyabet gibi ciddi hastalıklarla mücadelede başarı oranınızı arttırabilirsiniz.

Daha fazla protein tüketmeniz gerekir

Kırmızı et, vücuda bolca protein alınmasını sağlar – ki protein, kas kütlesinin inşasında elzemdir. Kırmızı et tüketmeyi bıraktığınızda, baklagiller, avokado, kinoa vs. gibi alternatiflerle vücudunuza yeterince protein aldığınızdan emin olmalısınız.

Beslenme eksikliği riski oluşur

Kırmızı ette bolca protein, B vitamini ve demir bulunur. Yetersiz beslenme ile karşı karşıya kalmak istemiyorsanız eğer, birtakım takviyeler kullanmayı düşünmelisiniz.

pH seviyesi yeniden dengelenir

Vücudunuzun gerçek anlamda sağlıklı olması için pH düzeyinin dengede olması gerekiyor. Bu dengeyi tutturmak günümüz dünyasında oldukça güç; çünkü kırmızı et, beyaz un, kahve gibi asitleştirme özelliği olan ve sindirim sisteminin metabolizasyonunu yavaşlatan gıdalar, diyetlerimizi işgal etmiş durumda. Yüksek asidite, kanser ve diyabet gibi hastalıklara karşı olan direncimizi düşürür.

Bazı kanser türlerinin riskini düşürür

Kırmızı eti diyetten tamamen çıkarmak, özellikle de kolon kanserine karşı korunmada birebirdir. Doymuş yağ oranı yüksek bir beslenme düzeni, iltihaplanmada artış ile ilişkilendirilir – ki bu kronik hale geldiğinde, bazı kanser türlerinin oluşumunu destekler.

Yapılan araştırmalara göre, kırmızı etin günlük kullanımı, bağırsak kanseri riskini %18 oranında arttırıyor. Ete kırmızı rengini veren bileşen, özellikle sosis gibi işlenmiş bazı et türlerinde bulunan nitritler ve koruyucular, eti kanser riski ile ilişkilendiren temel sebepler.

Çevreye destek olmuş olursunuz

Worldwatch Enstitüsünde hazırlanan bir rapora göre, global sera gazı emisyonunun yaklaşık %51’i, hayvancılık kaynaklı; bu yüzden alternatif protein kaynaklarına yönelerek, bu oranın önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı olabilirsiniz.