Pandemi ve sosyal izolasyon ile oluşan yalnızlık hafıza kaybına neden olabilir

İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde unutkanlık yakınmaları hızlıca arttı. Evde kalanlar için yalnızlık, bunama riski de dahil ciddi fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarına neden oluyor. İlerleyen yaş, toplumdan izole olarak uzaklaşma çok hızlı şekilde unutkanlığı tetikliyor. Hatta bazı kişiler kafa karışıklığı bile yaşayabiliyor. İşte tüm bu sebeplerden dolayı yalnızlık unutkanlık için özel bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.

Sadece demans değil tabi ki ve sadece ileri yaş da değil, Covid-19 alıştığımız yaşantımızın çok dışında bir takım sıkıntıya sebep olduğundan duygularımızın da alışılmışın dışında olması oldukça normal. Normalden daha endişeli, kızgın, sinirli veya daha üzgün hissetmemiz olağan.

Yalnızlık hali hazırda birçok kişinin kendi içinde yaşadığı ve yaş ilerledikçe artan bir sıkıntı hali iken bir de yaşanan pandeminin getirisi olarak yaşadığımız sosyal mesafe bu yalnızlık hissini perçinleyen bir etken oldu. Yalnızlığın yüksek tansiyon, diyabet, zayıflamış bağışıklık sistemi, demans gibi ciddi sonuçları olabiliyor. Ki bu hastalıkların hiçbiri pandemi döneminde mücadele etmesi kolay hastalıklar değil. Ve süreç uzadıkça, yaşanılan uzun süreli izolasyon, maddi kaygılar ve koronavirüs ile ilgili endişeler, depresyon, anksiyete ve uykusuzluk gibi psikolojik sorunlarda da ciddi artışlar yarattı.

Sürecin ruhsal sorunlarına karşı uzmanlar dengeli ve düzenli uyumayı, sağlıklı beslenmeyi, açık havada yürüyüş yapmayı ve fiziksel olarak aktif kalmayı öneriyorlar. Beynimizin fonksiyonlarını kullan ya da kaybet diye düşünebiliriz. Mesela Alzheimer rahatsızlığına neden olan proteinler beyinde yıllar boyunca birikir ve beyin bu birikmeyi önlemek için savaşır. Bu birikmeyi önleyen kişinin sosyal etkileşimleri ve beyni güçlendiren hale getiren diğer uyarıcı etkinliklerdir.

Bu dönemde neredeyse hepimizin yaşadığı yanlızlık hissine bir de endişe dahil oluyor. Endişe ve stres dönemlerinde vücutta kortizol stres hormonu daha fazla salınacak ve vücut stres altında kalacaktır. Kortizolün fazla üretilmesi unutkanlık için ayrı bir risk faktörüdür. Bu endişe ile mücadelede ilk adımınız olumsuz haberlere ve sosyal medya gönderilerine maruziyetinizi azaltmaya çalışmak olmalıdır. Bu süreçte sürekli olumsuz ve ürkütücü koronavirüs haberlerini takip eden kişilerde kaygı ve stresin diğer bireylere oranla çok daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu tür haberlerin beynimizi biz farkında olmasak da alarma geçirdiğini ve vücudumuzdaki kortizol seviyelerini yükselttiği belirtiliyor. Tabi ki haklısınız gündemden haberdar olmak da önemli, işte bu yüzden kendinize bu tarz haberleri incelemek için günde maksimum 30 dakika limiti koyun.
Pandemi sırasında oluşan bu izolasyon hali: yanlızlık hissi, depresyon, endişe ve moral bozukluklarına sebep olarak düşünme yetinizi etkileyebilir ve bu etkilenme demansa kadar giden bir sürecin başlangıcı olabilir.

Pandemi sırasında oluşan yalnızlığın üstesinden gelmek için hepimiz çaba gösteriyoruz, fakat ileri yaş ve bakıma muhtaç kişilerde durum biraz daha farklı, yaşı ilerlemiş kişilerde daha net duyabilmek için kullandıkları işitme cihazları bile yalnızlık hissini hafifletebiliyor. Hal böyle olunca pandemide yüz yüze ziyaretler oldukça riskli olduğundan gerek huzur evlerindeki/yaşlı bakım evlerindeki, gerek yalnız yaşayan yaşlı kişilerin uzun süre bu sosyal etkileşimden mahrum kalması oldukça hassas olan dengelerini ciddi anlamda bozabiliyor. Bu dengeyi sağlayabilmek için görüntülü görüşebilecekleri uygulamalar kullanarak aileleri, akrabaları ve yakınları ile görüşmeleri sağlanabilir.

Aslında birbirimize verebileceğimiz en anlamlı hediye varlığımız. Bu zor dönemde tabi ki fiziksel olarak bir arada olamıyoruz belki ama bu her an bir arada olamayacağımız yalnızlığımızı paylaşamayacağımız anlamına gelmiyor, teknolojik imkanları kullanarak bunu kolaylıkla sağlayabiliriz.

BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ