“Yatırımcılara güven verecek program tasarlamalıyız”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle küresel değer zincirlerinin kısalacağını ve Türkiye’ye iş ve yatırım talebinin artacağını belirterek, “Bu fırsatları yakalamak üzere, şimdi harekete geçmemiz ve hazırlanmamız gerekiyor.” dedi.

TOBB Türkiye Ekonomi Şurası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Programın açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, Kovid-19 salgını sürecinde yoğun bir mesai harcadıklarını, tüm sorunları ve önerileri bir araya getirdiklerini ve bunların şuradan sonra ilgili bakanlıklara iletileceğini söyledi.

Hisarcıklıoğlu, dile getirdikleri pek çok önerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde hayata geçirildiğine işaret ederek, “Bugün gündeme getireceğimiz konularda da geçmişte olduğu gibi çözüm getireceğinize inanıyoruz.” diye konuştu.

Kısa çalışma ödeneği, vergi indirimleri, Kredi Garanti Fonu’nun kapasitesinin iki katına çıkarılması, kamu bankaları aracılığıyla düşük maliyetli kredi imkanı gibi birçok desteğin geçen aylarda hayata geçirildiğini anımsatan Hisarcıklıoğlu, söz konusu icraatlar için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve ilgili bakanlara teşekkür etti.

Hisarcıklıoğlu, dünyanın yeni bir dönemin arifesinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biz de bu yeni döneme her yönüyle hazır hale gelmeliyiz. Aşı çalışmalarından gelen olumlu haberler, 2021’in ikinci yarısından itibaren toparlanma döneminin başlayabileceğine işaret ediyor. Küresel değer zincirleri kısalacak, Türkiye’ye olan iş ve yatırım talebi artacaktır. Yurt dışı temaslarımızda bunu görüyor ve duyuyoruz. Bu fırsatları yakalamak üzere, şimdi harekete geçmemiz ve hazırlanmamız gerekiyor.”

Asya-Pasifik Bölgesi’ndeki 15 ülkenin küresel ekonominin yüzde 30’unu kapsayan, dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasına imza attıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, “Hem salgın sonrası döneme hazır olmamızı sağlayacak, hem de yatırımcılara güven verecek bir program tasarlamalıyız.” ifadesini kullandı.

TÜRKİYE TEMPOLU BÜYÜME SÜRECİNİ YENİDEN YAKALAYABİLECEK

Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği demeçlerle olumlu bir ortam oluştuğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Kurumsal yapının ve hukuk sisteminin güçlendirileceğine, reformlara hız verileceğine yönelik verdiğiniz mesajlar, iş dünyasında gayet olumlu karşılandı. Yatırımcı dostu, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla, Türk lirasının destekleneceğine yönelik açıklamanız da ayrıca önemli. Fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makroekonomik istikrarla Türkiye, tempolu büyüme sürecini yeniden yakalayabilecektir.”

Yatırımların, üretimin ve istihdamın artmasında ön koşulun “istikrar, güven ve geleceğe dair belirsizliklerin azalması” olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, bu anlamda fiyat istikrarının önemini vurguladı.

Hisarcıklıoğlu, enflasyonla mücadelenin döviz istikrarı gerektirdiğine dikkati çekerek, “Fiyatların ve kurların devamlı arttığı bir ortam, iş yapma iştahını azaltmakta, üretim ve yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir.” dedi.

“AB İLE İLİŞKİLERDE POZİTİF GÜNDEME DÖNÜLMELİ”

Cumhurbaşkanı’nın, Avrupa Birliği (AB) kurumlarının liderleriyle en üst düzeyde kurmuş olduğu diyaloğun da ekonomiyi desteklemesi ve AB-Türkiye ilişkilerinin geleceği açısından önemini işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Bu kapsamda, bazı vizyonsuz AB liderlerine rağmen AB ile ilişkilerin güçlü tutulmasında, gümrük birliğinin güncellenmesinde ve vize diyaloğu dahil, ilişkilerde tekrar pozitif bir gündeme dönülmesinde fayda görüyoruz.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, yeni bir yapısal reform hamlesinin küresel rekabette Türkiye’yi öne çıkaracağını belirterek, mevzuata ilişkin yapılacak reformlarda kamu-özel sektör diyalog mekanizmalarının kurulması ve istişarenin güçlendirilmesinin çok faydalı olacağını söyledi.

Çalışmaya ve üretmeye hazır olduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Tüm bunları aşacak, yola devam edeceğiz. El birliğiyle Türkiye’yi yeniden tempolu büyüme sürecine kavuşturacağız. Ülkemizi daha güçlü, daha zengin, daha müreffeh yapmak için üretmeyi, emek vermeyi sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.